İçindekiler
ToggleVERGİDEGÜNDEM
Vergi ve Ekonomi Gündemi – Eylül / Ekim 2025
Sayın Okuyucularımız,
2025 yılının ikinci yarısında ekonomik dengelerdeki değişimlerin vergi politikalarına ve mevzuata yansımaları gündemin en önemli konularından biri olmaya devam ediyor. Eylül –Ekim 2025 döneminde yürürlüğe giren düzenlemeler, özellikle Özel Tüketim Vergisi, stopaj oranları, KOBİ tanımı ve enflasyon düzeltmesi gibi başlıklarda önemli yenilikler getirdi.
Bu sayımızda, mevzuattaki güncel değişiklikleri derleyerek sizlere özet bir bakış sunuyoruz. Vergi dünyasındaki gelişmeleri yakından takip ederek işletmelerin ve bireylerin mali planlamalarında fark yaratmayı hedefliyoruz.
– Özer YMM Ekibi
1-Dijital Vergi Dairesi’nden ÖTV Beyannamelerine İlişkin Duyuru
Dijital Vergi Dairesi 01.09.2025 tarihinde yaptığı duyurusunda, 20254760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu I sayılı listeye ilişkin beyannamede “Geçici 5. Madde Kapsamında Teslim ve Mahsuplar” ekinin kaldırıldığı, bu beyannameleri vermesi gereken tüm mükelleflerin güncel Beyanname Düzenleme Programını bilgisayarlarına indirip yeniden kurmaları gerektiği bildirilmiştir.
2-Dijital Vergi Dairesi’nden KDV Beyannamelerine İlişkin Duyuru
Gelir İdaresi Başkanlığı, halihazırda kullanılmakta olan “Elektronik Beyanname Uygulaması’nın yeni, güncel ve açık kaynak kodlu yazılımlar ile yenilenmesi amacıyla başlatılan “e-Beyan” uygulamasını, 2025/Ağustos dönemi “Katma Değer Vergisi Beyannamelerinden (KDV1, KDV2, KDV2B, KDV4, KDV9015)” başlamak üzere pilot il olarak belirlenen Eskişehir ve Kırşehir’de faaliyete geçirmiştir.
Eskişehir ve Kırşehir illeri dışındaki mükellefler Katma Değer Vergisi Beyannamelerini e-Beyanname (BDP) uygulaması üzerinden vermeye devam edecektir.
Yeni e-Beyan uygulamasındaki pilot süreci nedeniyle BDP’de de versiyon atlanacak olduğundan mükelleflerin BDP programını güncellemesi gerekmektedir.
Eskişehir ve Kırşehir illerinde belirtilen vergi türlerinden mükellefiyeti bulunan mükelleflerce, 2025/Ağustos ve takip eden dönemlere ait beyannamelerinin, Dijital Vergisi Dairesi üzerinden “e-Beyan” uygulamasına erişim sağlanarak “+ Yeni Beyanname” butonu altında yer alan “0015-KDV1, 4017-KDV2, 4018-KDV2B, 0016-KDV4 ve 9015-KDV9015” başlıklı Katma Değer Vergisi Beyannameleri kullanılarak verilmesi gerekmektedir.
Meslek mensupları, pilot uygulama kapsamında bulunan illerdeki mükelleflerinin beyannamelerini, 2025/Ağustos döneminden itibaren, kullandıkları muhasebe programlarının e-Beyan sistemine entegre olması durumunda (entegrasyon için gerekli olan tüm bilgi ve belgeler entegrasyon talebinde bulunan muhasebe programları ile paylaşılmıştır) entegrasyon (web servis) yoluyla da “e-Beyan” sistemi üzerinden verebilecektir.
3- 331 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği Yayımlanmıştır.
Bilindiği üzere, 7555 sayılı Kanun ile 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu, 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun’da değişiklik yapılmış ve Ar-Ge, tasarım ve destek personeline sağlanan gelir vergisi stopaj teşviki ile damga vergisi istisnası , 01.08.2025 tarihinden itibaren brüt asgari ücretin kırk katı ile sınırlandırılmıştı.
04.09.2025 tarih ve 33007 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 331 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile de bu düzenlemelere ilişkin uygulama esasları örneklerle açıklanmış bulunmaktadır.
4691 Sayılı Kanun Kapsamında Gelir Vergisi Stopaj Teşviki ve Damga Vergisi İstisnası Teşvik uygulaması
Bölgede çalışan Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretlerinin brüt asgari ücretin kırk katını aşmayan kısmı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden asgari ücret istisnasına isabet eden vergi düşüldükten sonra kalan vergi tutarı;
verilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamesi üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilecektir.
Ayrıca, bu kapsamdaki ücretlere ilişkin düzenlenen kağıtların, brüt asgari ücretin kırk katını aşmayan kısmına damga vergisi istisnası uygulanacak, aşan kısmı ise genel hükümler çerçevesinde damga vergisine tabi tutulacaktır.
Bölgede çalışan Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin ücret gelirinin ilgili aydaki brüt asgari ücretin 40 katından fazla olması halinde;
terkine konu edilecek teşvik tutarı asgari ücretin brüt tutarının 40 katına isabet eden vergiden ilgili aydaki asgari ücrete isabet gelir vergisi tutarı düşüldükten sonraki kısmıyla sınırlı olacaktır.
Ancak personele ödenen ücretin brüt asgari ücretin kırk katından düşük olması halinde ise bu ücretler üzerinden hesaplanan gelir vergisinin asgari ücret istisnası düşüldükten sonraki kısmının tamamı gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilecektir.
Örnek 1:
(A) Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyette bulunan (B) A.Ş.’de yazılım personeli olarak 2025 yılının Eylül ayında işe başlayan Bay (C)’ye yazılım faaliyeti kapsamında haftalık 45 saati geçmeyen çalışmasına ilişkin olarak 1.400.000 TL brüt ücret ödenmiştir.
(B) A.Ş.’nin Bay (C)’ye yapacağı ücret ödemesine ait teşvik uygulaması aşağıdaki gibi olacaktır.
Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyette bulunan (B) A.Ş.’de çalışan Bay (C)’nin ücret geliri ilgili aydaki brüt asgari ücretin 40 katından fazla olduğundan, (B) A.Ş.’nin yararlanacağı ve terkine konu edilecek teşvik tutarı, asgari ücretin brüt tutarının 40 katına isabet eden (249.859,40 TL) vergiden, asgari ücrete isabet eden gelir vergisinin mahsubu yapıldıktan sonra kalan 246.543,70 TL olacaktır.
Personele ödenen ücretin vergi matrahı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden terkin edilecek tutar ile ilgili aydaki asgari ücret istisnası düşüldükten sonra kalan [352.760,33 TL – (246.543,70 TL + 3.315,70 TL)] =102.900,93 TL tutarındaki gelir vergisi ise vergi dairesine ödenecektir.
Örnek 2:
(D) Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyette bulunan (E) A.Ş.’de Ar-Ge personeli olarak 2025 yılının Eylül ayında işe başlayan Bay (F)’ye Ar-Ge faaliyeti kapsamında haftalık 45 saati geçmeyen çalışmasına ilişkin olarak 800.000 TL brüt ücret ödenmiştir.
(E) A.Ş.’nin Bay (F)’ye yapacağı ücret ödemesine ait teşvik uygulaması aşağıdaki gibi olacaktır.
(D) Teknoloji Geliştirme Bölgesinde çalışan Bay (F)’nin ücret geliri ilgili aydaki brüt asgari ücretin 40 katından az olduğundan, (E) A.Ş.
tarafından Bay (F)’ye ödenen ücret üzerinden kesilen gelir vergisinden asgari ücrete isabet eden gelir vergisinin mahsubu yapıldıktan sonra kalan tutarın tamamı stopaj teşviki kapsamında değerlendirilecek olup vergi dairesine yatırılacak herhangi bir tutar bulunmamaktadır.
Örnek 3:
(G) Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyette bulunan (H) A.Ş.’de yazılım personeli olarak çalışan Bay (I)’ya yazılım faaliyeti kapsamında haftalık 45 saati geçmeyen çalışmasına ilişkin olarak 1/1/2025 tarihinden itibaren ayda 1.500.000 TL brüt ücret ödenmektedir.
(H) A.Ş.’nin Bay (I)’ya 2025 yılının Eylül ayında yapacağı ücret ödemelerine ait teşvik uygulaması aşağıdaki gibi olacaktır.
Terkin tutarına ilişkin hesaplama, Ar-Ge, tasarım ve destek kapsamında çalışan personelin her biri için ayrı ayrı yapılarak Ek:1’de yer alan “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu Kapsamında Gelir Vergisi Stopajı Teşvikine İlişkin Bildirim” tablosunda gösterilecek ve bu bildirim muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ekinde ilgili vergi dairesine verilecektir.
6550 Sayılı Kanun Kapsamında Gelir ve Damga Vergisi İstisnası uygulaması
Kamu personeli hariç olmak üzere, araştırma altyapılarında çalışan Ar-Ge ve destek personelinin bu görevleriyle ilgili ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir.
Ancak istisnaya konu edilecek ücret tutarı brüt asgari ücretin kırk katını aşamayacaktır.
6550 sayılı Kanun kapsamında çalışan Ar-Ge ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretlerinin, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarının 40 katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilecektir.
Söz konusu personele ödenen ücretin, asgari ücretin kırk katını aşması halinde aşan kısım ücret olarak vergilendirilecektir.
Ayrıca, bu kapsamdaki ücretlere ilişkin düzenlenen kağıtların, brüt asgari ücretin kırk katını aşmayan kısmına damga vergisi istisnası uygulanacak, aşan kısmı ise genel hükümler çerçevesinde damga vergisine tabi tutulacaktır.
Örnek 4:
(K) Araştırma Merkezinde yürütülen araştırma altyapı projesinde destek personeli olarak 2025 yılının Eylül ayında işe başlayan Bay (L)’ye, Ar-Ge faaliyeti kapsamındaki çalışmasına ilişkin olarak 700.000 TL brüt ücret ödenmiştir.
Bay (L)’ye yapılan ücret ödemesine ait istisna uygulaması aşağıdaki gibi olacaktır.
Örnek 5:
(M) Araştırma Merkezinde yürütülen araştırma altyapı projesinde Ar-Ge personeli olarak 2025 yılının Eylül ayında işe başlayan Bayan (N)’ye Ar-Ge faaliyeti kapsamındaki çalışmasına ilişkin olarak 1.700.000 TL brüt ücret ödenmiştir
Bayan (N)’ye yapılan ücret ödemelerine ait istisna uygulaması aşağıdaki gibi olacaktır.
Araştırma altyapı projesinde çalışan Bayan (N)’nin bu proje karşılığında elde etmiş olduğu ücret geliri, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarının 40 katını aştığından, aşan kısmı ücret olarak vergilendirilecektir.
Bayan (N)’nin ilgili aydaki ücret tutarının asgari ücretin 40 katının altında kalması halinde ise ücret gelirinin tamamı istisna kapsamında değerlendirilecektir.
Ar-Ge ve destek kapsamında çalışan personelin her biri için istisna tutarına ilişkin hesaplama ayrı ayrı yapılarak Ek:2’de yer alan “6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun Kapsamında Gelir Vergisi İstisnasına İlişkin Bildirim” tablosunda gösterilecek ve bu bildirim muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ekinde ilgili vergi dairesine verilecektir.
4- 15 Seri No.lu ÖTV Tebliği Yayımlanmıştır.
4/9/2025 tarih ve 33007 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 15 Seri No.lu ÖTV Tebliği ile, ulusal güvenlik kuruluşlarının taşıt alımlarında ÖTV istisnası, taşıtlarda uygulanacak ÖTV oranlarının belirlenmesine ilişkin yeni ölçütler ve arazi taşıtlarının tanımına yönelik düzenlemeler yapılmış ve 7555 Sayılı Kanun ile ÖTV Kanununda değişiklik yapılan konulara ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.
Ulusal Güvenlik Kuruluşlarının Taşıt Alımlarında ÖTV İstisnası Uygulaması
7555 sayılı Kanun ile Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7. maddesine eklenen (3/ç) bendi kapsamında, Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı’nın yalnız millî savunma ve iç güvenlik gereksinimlerine yönelik yapacağı bazı taşıt alımları için ÖTV istisnası getirilmiştir.
İstisna kapsamına giren araçlar aşağıda belirtilmiştir.
- ÖTV Kanunu eki (II) sayılı listede yer alan ve yerli katkı oranı en az %40 olan kara, hava ve deniz araçları,
- 87.03 G.T.İ.P. numarasındaki hafif ticari araçlar (panelvan türü),
- 87.04 G.T.İ.P. numarasındaki eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar (kamyon, kamyonet, pikap, ATV, UTV vb.),
- 87.11 G.T.İ.P. numarasındaki motosikletler, mopedler ve yardımcı motorlu taşıtlar (sadece elektrik motorlu olanlar hariç).
Yerli katkı oranı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayımlanan güncel beyanlar esas alınarak belirlenecektir.
İstisna uygulaması için, ulusal güvenlik kuruluşları ilgili ÖTV mükellefine hitaplı bir yazı verecek;
bu yazı Vergi Usul Kanununun muhafaza ve ibraz hükümleri çerçevesinde saklanacaktır. Ancak ithalat işlemlerinde bu yazının aranmasına gerek bulunmamaktadır.
Taşıtların istisna kapsamında ulusal güvenlik kuruluşlarına teslimine yönelik olarak, ilgili ulusal güvenlik kuruluşu tarafından ÖTV mükellefine hitaplı bir yazı verilir.
ÖTV mükellefleri tarafından, kendilerine verilen ve istisna talebini içeren yazının, Vergi Usul Kanununun muhafaza ve ibraz hükümleri kapsamında saklanması gerekmektedir.
Ulusal güvenlik kuruluşları tarafından bu kapsamda ithalat yapılması halinde söz konusu yazı aranmayacaktır.
İstisna kapsamındaki taşıtları ulusal güvenlik kuruluşlarına ilk iktisap kapsamında teslim edenler ile bu taşıtlara ait ithalat işlemlerini gerçekleştiren gümrük idareleri tarafından ÖTV uygulanmaksızın işlem yapılacaktır Ancak, söz konusu taşıtların ulusal güvenlik kuruluşlarınca milli savunma ve iç güvenlik ihtiyacına yönelik olmayan ilk iktisabı genel hükümler çerçevesinde vergilendirilecektir.
ÖTV mükellefleri, istisna kapsamındaki teslimlerinde hesaplanan ÖTV tutarını fatura bedeline dâhil etmeyecek;
bu tutarı faturada “ÖTV Kanununun 7/3-ç Maddesi Kapsamında Hesaplanıp Fatura Bedeline Dâhil Edilmeyen ÖTV Tutarı … TL’dir” şerhiyle gösterecektir.
İstisna kapsamında teslim edilen taşıtlar için de ÖTV beyannamesi verilecek, ancak beyannamede ÖTV hesaplanmayacaktır.
Ayrıca, ulusal güvenlik kuruluşundan alınan yazı ve satış faturasının onaylı bir örneği dilekçe ekinde beyannamenin verildiği vergi dairesine sunulacaktır.
Vergi dairesince yapılacak incelemesi sonrasında “ÖTV Ödeme Belgesi” düzenlenecektir.
Taşıtlarda ÖTV Oranının Belirlenmesine İlişkin Getirilen Yeni Kriterler
7555 Sayılı Kanun’un 14. maddesiyle Özel Tüketim Vergisi Kanununun 12. maddesinde yapılan değişiklikle, taşıtlarda uygulanacak özel tüketim vergisi oranlarının belirlenmesine ilişkin olarak dikkate alınacak kriterler arasına, mevcut “motor gücü” ibaresinden sonra gelmek üzere “motor silindir hacmi, menzili, batarya kapasitesi” ifadeleri de dahil edilmişti.
Bu Tebliğle de Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (III/B/1) bölümünün üçüncü paragrafında yer alan “motor gücü,” ibaresinden sonra gelmek üzere “motor silindir hacmi, menzili, batarya kapasitesi,” ibaresi eklenmiştir.
İlgili bölümün güncel hali: “ (II) sayılı listedeki mallar için belirlenen oranları ve (Değişik ibare: RG -26/7/2022-31904) bu oranlara esas özel tüketim vergisi matrahlarının alt ve üst sınırlarını üç katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye; (Ek ibare: RG -26/7/2022-31904) bu sınırlar içinde kalmak şartıyla 87.03 GTİP numarasında yer alan mallar için farklı matrah grupları oluşturmaya, malların matrah grupları, motor gücü, (Ek ibare: RG-4/9/2025-33007) motor silindir hacmi, menzili, batarya kapasitesi, cinsi, sınıfı, üst yapı gövde tanımı, emisyon türü ve değeri, istiap haddi ile yolcu ve yük taşıma kapasitesi itibarıyla farklı oranlar belirlemeye; uygulanmakta olan oranları EURO normlarını sağlayan katalitik konvertör sistemi ile
teçhiz edilmiş taşıtlarda yarısına kadar indirmeye, kanunî oranına kadar çıkarmaya ,” şeklindedir.
Arazi Taşıtlarıyla İlgili Düzenleme
7555 Sayılı Kanun ile 87.04 G.T.İ.P. numarasında yer alan “- Diğerleri” satırından sonra eklenen yeni satırla, azami yüklü kütlesi 3.500 kilogramı geçmeyen arazi taşıtlarına %50 oranında ÖTV uygulanması düzenlenmişti.
Bu Tebliğ ile de Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (III/B/2.9) bölümünden sonra gelmek üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiştir.
“ 2.10. Arazi Taşıtı
(II) sayılı liste uygulamasında, arazi taşıtları, karayollarında yolcu veya yük taşıyabilecek şekilde imal edilmiş olmakla beraber bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilen motorlu taşıtlardır.
87.04 tarife pozisyonu sırasında yer alan, azami yüklü kütlesi 3500 kilogramı geçmeyen (N1 sınıfı) arazi taşıtı (G sınıfı) olarak N1G sınıfındaki araçlar kabul edilir.”
5- 55 Seri No.lu KDV Tebliği Yayımlanmıştır.
04.09.2025 tarih ve 33007 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 55 Seri No.Lu KDV Tebliği’nde;
- Savunma sanayi projelerine yönelik teslim ve hizmetlerde KDV istisnası
- Milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçlarına yönelik taşıt teslimlerinde KDV istisnası
- Hazinece yapılank bazı kamu taşınmaz işlemlerinde, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile TOKİ Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimlerinde ve Mazbut vakıfların mülkiyetinde olan taşınmazların satışında KDV istisnası
- KDV iade hesabına ATİK’lerden pay verilmesi,
- Petrol ürünlerinde ÖTV teminatinin KDV matrahina dahil edilmesi,
- Petrol arama faaliyetlerinde KDV istisnası
- İmalat ve turizm yatirimlarinda KDV istisna süresinin uzatılması
hususlarına dair açıklama ve örneklemelere yer verilmiştir.
Savunma sanayi projelerine yönelik teslim ve hizmetlerde KDV istisnası uygulaması
Bu tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-7.1.) bölümünün sonuna;
Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından savunma sanayii projesi olarak onaylanarak ihracına izin verilen uçak, helikopter, gemi, denizaltı, tank, panzer, zırhlı personel taşıyıcı, roket, füze gibi araçların imalatını yapan yüklenici firmalara bu imalata ilişkin yapılacak mal teslimi ve hizmet ifalarının, KDV Kanunun 13/f maddesi kapsamında KDV’den istisna edildiğine ilişkin açıklama hükmü eklenmiştir.
Milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçlarına yönelik taşıt teslimlerinde KDV istisnası uygulaması
7555 Sayılı Kanun ile KDV Kanununun 13. maddesine eklenen (o) bendi ile yalnızca milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçlarında kullanılmak üzere;
Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığına yapılacak bazı taşıt teslimleri KDV’den istisna edilmişti.
Bu Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-17.4.2.) bölümünden sonra “18. Milli Savunma ve İç Güvenlik İhtiyaçlarında Kullanılmak Üzere Taşıt Teslimi” başlıklı bölümü eklenmek suretiyle konuyla ilgili açıklamalara yer verilmiştir.
Bu kapsamda, 4760 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı listenin;
- 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan “ Yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi (Yolcu taşıma kapasitesi sürücü dahil toplam yolcu sayısının 70 kilogramla çarpılması suretiyle hesaplanır. Bu hesaplamada koltuk olmasa dahi, koltuk montajı için bulunan sabit tertibatlar da koltuk olarak dikkate alınır) istiap haddinin (bir aracın güvenle taşıyabileceği sürücü ve yolcu dahil toplam yük ağırlığı) %50’sinin altında olan motorlu araçlardan (bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, binek otomobilleri, steyşın vagonlar, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç)” satırındaki motorlu taşıtların,
- 87.04 G.T.İ.P. numarasında yer alan taşıtların ( Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ),
- 87.11 G.T.İ.P. numarasında yer alan taşıtların ( Motosikletler ),
tesliminde KDV hesaplanmayacaktır. Ayrıca, söz konusu taşıtların yukarıda sayılan kuruluşlar tarafından ithali de KDV’den istisnadır.
Yukarıda sayılan kuruluşlara, münhasıran milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçlarına ilişkin olmak kaydıyla sadece maddede belirlenen taşıtların teslimlerinde istisna uygulanabilecek, bu kuruluşların diğer taşıt alımları ise bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.
3065 sayılı Kanunun (13/o) maddesinde yer alan düzenleme tam istisna mahiyetindedir.
Bu maddeyle kendisine istisna hakkı tanınan kuruluşların, taşıt listesiyle birlikte Defterdarlığa başvurarak istisna belgesi (EK:34) alması ve bu belge ile onaylı listeyi satıcılara veya gümrük idaresine ibraz etmesi gerekmektedir.
Satıcı tarafından İstisna kapsamında yapılan taşıt teslimi ile ilgili olarak düzenlenecek faturada KDV gösterilmeyecek, sadece “3065 sayılı Kanunun 13/o maddesi uyarınca KDV hesaplanmamıştır” ibaresine yer verilecektir.
Bu işlemler KDV beyannamesinde, “İstisnalar – Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığında 344 kodu (“Milli Savunma ve İç Güvenlik İhtiyaçlarında Kullanılmak Üzere Taşıt Teslimi”) üzerinden bildirilecektir.
İade taleplerinde; mahsuben iade işlemleri iade tutarına bakılmaksızın ve vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmaksızın yapılacaktır.
50.000 TL’ye kadar olan nakden iade talepleri; inceleme raporu, YMM raporu veya teminat aranmaksızın yerine getirilecektir.
50.000 TL’yi aşan nakden iade talepleri ise inceleme veya YMM raporuna göre sonuçlandırılacaktır.
Teminat verilmesi halinde iade yapılacak, rapor sonucuna göre teminat çözülecektir.
Hazinece yapılan bazı kamu taşınmaz işlemlerinde, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile TOKİ Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimlerinde ve Mazbut vakıfların mülkiyetinde olan taşınmazların satışında KDV istisnası uygulaması
7555 Sayılı Kanunla 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 17/4-p maddesine yapılan eklemeyle Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki vakıflar ve bu kurum tarafından yönetilen mazbut vakıfların mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler KDV’den istisna edilmişti.
Bu Tebliğ ile de KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.15.) bölümünde yapılan değişiklikle konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.
Söz konusu açıklamalara göre, Hazine tarafından gerçekleştirilen taşınmaz teslimleri ve kiralamalar, irtifak hakkı, kullanma izni ve ön izin işlemleri;
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile TOKİ’nin yalnızca arsa ve arazi teslimleri ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün yönettiği mazbut vakıflara ait taşınmazların satışları KDV’den istisnadır.
Ancak, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve TOKİ’nin arsa ve arazi dışındaki taşınmaz teslimleri ile hizmetleri ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün kendi mülkiyetinde bulunan ya da yönetmediği/temsil etmediği vakıflara ait taşınmaz satışları KDV’den istisna değildir.
KDV İade hesabına ATİK’lerden Pay Verilmesi
Bu Tebliğin 7. maddesiyle KDV Genel Uygulama Tebliğinin “ Amortismana Tabi İktisadi Kıymetlerde İade Uygulaması “ başlıklı (IV/A3-1.3.) bölümüne, ATİK nedeniyle yüklenilen KDV’nin iade hesabına dahil edilmesine ilişkin açıklama ve hesaplama örneği eklenmiştir.
Mükelleflerin iadeye konu işlemleri ile ilgili olarak KDV ödemeksizin temin ettiği mal ve hizmet alımlarına ilişkin KDV iadesi talep etmeleri mümkün değildir.
Bu durumda, iade hakkı doğuran işlem bedeli ile KDV’siz yapılan alım bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle azami iade edilebilir KDV tutarı bulunacaktır.
ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV tutarından, ATİK’in iade hakkı doğuran işlemlerde fiilen kullanılmaya başlandığı tarihten itibaren bu işlemlere ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen kısmı itibarıyla pay verilmesi mümkündür.
İade talebine konu işlem bedelinin, ATİK’in aktife alınarak fiilen kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade talep edilen dönem dahil ATİK’in kullanıldığı tüm işlemlerin toplam bedeline oranlanması ve ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade talebine konu işleme ait orana isabet eden tutarda pay verilmesi gerekir.
ATİK’in sonraki dönemlerde de iade hakkı doğuran işlemlerde kullanılması halinde iade talep edilen dönem dahil iade hakkı doğuran işlem bedelleri toplamının bu dönem dahil ATİK’in kullanıldığı toplam işlem bedeline oranlanması suretiyle ATİK’ten iade hesabına pay verilebilecek KDV tutarı belirlenir.
Önceki dönemlerde bu ATİK’ten iade hesabına pay verilen KDV tutarı düşüldükten sonra kalan tutar bu dönemdeki iade hesabına pay verilecek KDV tutarı olacaktır.
Ayrıca, her dönem için yapılacak oranlama sonucunda bulunan ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı ile önceki dönemlerde ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına verilen pay tutarları toplamı arasındaki fark kadar ilgili dönemde iade hesabına pay verilebileceğinden, bu farkın menfi olması halinde bu dönemde ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına pay verilemeyecektir.
İlgili dönemde iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle doğrudan yüklenimler ve genel giderlerden verilen pay sonrasında iade hesabına o dönemde ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den verilebilecek azami pay tutarından daha az tutarda pay verilmiş olması halinde, iade hesabına dahil edilemeyen bu ATİK KDV pay tutarının sonraki dönemlerde oranlama yapılmadan doğrudan iade hesabına dahil edilmesi mümkün değildir.
Öte yandan, iade hesabına ATİK’lerden verilecek pay tutarı hesabının, ATİK’lerin aktife alınarak fiilen kullanılmaya başlandığı tarihten itibaren iade hakkı doğuran işlemler ile toplam işlemlerin bedeli dikkate alınmak suretiyle her bir araç için ayrı ayrı yapılması gerekmektedir.
Ancak, birden fazla ATİK kullanılarak üretim yapan işletmelerde, iade hakkı doğuran işlemlerde kullanılan ve aynı vergilendirme döneminde aktife kaydedilen ATİK’ler için ayrı ayrı hesaplama yapılmasına gerek olmayıp bu ATİK’ler için tek bir hesaplama yapılması mümkündür.
14/03/2025 tarih ve 9582 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 01/04/2025 tarihinden itibaren yapılan işlemlere uygulanmak üzere mükelleflerin iade hakkı doğuran işlemlerine ilişkin olarak iade talebinde bulunabilecekleri asgari tutar 10.000 TL olarak belirlenmiştir.
Tebliğde, bu konuyla ilgili olarak izlenecek adım ve hesaplamalar, verilen açıklamalı bir örnek olay üzerinden aşama aşama gösterilmiştir.
Petrol Ürünlerinde Teminata Bağlanan ÖTV’nin KDV Matrahına Dahil Edilmesi
24/7/2025 tarihinde yayımlanan 7555 No.lu Kanun ile Katma Değer Vergisi Kanununun “İthalatta Matrah” başlıklı 21 inci maddesine eklenen (ç) bendi ile; özel tüketim vergisi tutarına isabet eden katma değer vergisi tutarının ithalat aşamasında alınmasını sağlamak amacıyla, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı listede yer alan malların (petrol ürünleri) ithalinde hesaplanıp teminata bağlanan özel tüketim vergisinin, katma değer vergisi matrahına dahil edilmesine ilişkin yasal düzenleme yapılmıştı. Bu Tebliğ ile de konuya ilişkin olarak aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir:
4760 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca teminat karşılığı ithal edilen (I) sayılı listedeki malın teminatının hesaplanmasına esas ÖTV tutarı ithalatta KDV matrahına dahil edilecek ve bu tutar dahil malın ithalat bedeli üzerinden KDV hesaplanacaktır.
İthalat sırasında ödenen ve gümrük makbuzu üzerinde gösterilen KDV’nin, mükellefler tarafından indirim konusu yapılması mümkündür.
4760 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı listedeki malların ithal edildikten sonra ithalatçıları tarafından yurt içinde tesliminde, ÖTV tutarı dahil toplam işlem bedeli üzerinden KDV hesaplanacaktır.
Örnek:
İthalatçı (A) A.Ş.nin ithal edeceği 20.000.000 TL tutarındaki ÖTV Kanununa ekli (I) sayılı listedeki mal için hesaplanıp teminata bağlanan ÖTV tutarı 5.000.000 TL’dir. İthalatçı (A) A.Ş. tarafından, malın ithal bedeli ile hesaplanıp teminata bağlanan 5.000.000 TL ÖTV tutarı dahil toplam işlem bedeli olan 25.000.000 TL üzerinden hesaplanan (25.000.000x%20) 5.000.000 TL KDV ilgili gümrük idaresine ödenmek suretiyle ithalat işlemi gerçekleştirilir ve ödenen KDV tutarı ithalatçı tarafından indirim konusu yapılır.
İthalatçı (A) A.Ş., ÖTV Kanununa ekli (I) sayılı listede yer alan bu malı 5.000.000 TL ÖTV tutarı hariç 22.000.000 TL karşılığında (B) A.Ş.ye satmıştır. Bu satış işlemine ilişkin ithalatçı (A) A.Ş. tarafından düzenlenecek olan faturada, söz konusu ÖTV tutarı dahil toplam teslim bedeli olan 27.000.000 TL üzerinden (27.000.000x%20) 5.400.000 TL tutarında KDV hesaplanarak beyan edilir.”
Petrol arama faaliyetine ilişkin istisna uygulaması
Bu Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin petrol arama faaliyetlerinde istisna uygulamasına ilişkin (II/B-3.1.2.) bölümünün üçüncü paragrafının sonuna “Onaylanan bu liste Genel Müdürlükçe Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda gönderilir.” ibaresi eklenmiş olup, söz konusu düzenlemenin son hali; “İstisna kapsamında münhasıran petrol arama faaliyetlerinde kullanılmak üzere sarf malzemesi niteliğinde olan malzemeler ile hizmet alımında bulunan ilgili kişi ve kuruluşlarca, bu mal ve hizmetlere ilişkin fatura bilgilerini içeren bir liste hazırlanır ve faturanın düzenlendiği ayı takip eden ayın 10 uncu gününe kadar Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne verilir. Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce bu liste yedi gün içinde incelenerek onaylanır. Onaylanan bu liste Genel Müdürlükçe Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda gönderilir.” Şeklindedir.
İmalat ve Turizm Yatırımlarında KDV İstisnası
KDV Kanununun geçici 37. Maddesi kapsamında, imalat sanayii ile turizme yönelik yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflerin belge kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin mal teslimleri ve hizmet ifalarında uygulanan KDV istisnasının süresi, 9770 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 31/12/2028 tarihine kadar uzatılmıştı. Bu Tebliğ ile de söz konusu düzenlemeye ilişkin uygulamaya ilişkin açıklamalar, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/E-7/A.1.) bölümünde “31/12/2028” olarak güncellenmiş bulunmaktadır.
6- 24 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Tebliği Yayımlanmıştır.
7555 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “İndirimli kurumlar vergisi” başlıklı 32/A maddesinde yapılan değişiklikle;
- indirimli kurumlar vergisi uygulaması, indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil olmak üzere en fazla 10 hesap dönemiyle sınırlandırılmış,
- Kurumlar Vergisi indirim oranı yüzde 60 olarak belirlenmiş
- İlgili dönemde kazanç bulunmasına rağmen kullanılmayan yatırıma katkı tutarlarının sonraki dönemlere devredilemeyeceği açıklanmış,
- Cumhurbaşkanına; teşvik edilecek yatırım konularına ilişkin yatırım ve istihdam büyüklüklerini belirleme, belirtilen yatırımlar için yatırıma katkı oranını %50’yi geçmemek üzere belirleme, kurumun diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli kurumlar vergisi oranı uygulatmak suretiyle yatırıma katkı tutarını kısmen kullandırma ve bu oranı sıfıra kadar indirme, yatırım harcamaları içindeki bazı harcamaların oranlarını ayrı ayrı veya topluca sınırlandırma, 6745 sayılı Kanun kapsamındaki yatırımlar için, maddede belirlenen süre ve oranları artırma konularında yetki verilmiş ve
- 7555 sayılı Kanunun 18. maddesiyle yapılan değişikliklerin yürürlük tarihi; 16/6/2025 tarihinden önce başvurusu yapılmış ve reddedilmemiş olanlar hariç, yayımı tarihinden itibaren alınan yatırım teşvik belgelerine uygulanmak üzere yayımı tarihi olarak belirlenmişti.
“Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde değişiklik yapılmasına dair 24 seri No.lu Kurumlar Vergisi Tebliği’nde de yukarıdaki yasal düzenlemelere ilişkin aşağıdaki açıklama yer verilmiştir.
İndirimli Kurumlar Vergisi
7555 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle yapılan değişiklikler, 16.06.2025 tarihinden önce başvurusu yapılmış ve reddedilmemiş olanlar hariç olmak üzere, 24.7.2025 tarihinden itibaren alınan (bu tarih dahil) yatırım teşvik belgeleri yönünden geçerli olacaktır. Tebliğin 32.2. bölümünde verilen Örnek 1 ve 2’de, 16/6/2025 tarihinden önce yatırım teşvik belgesi başvurusu yapan ancak teşvik belgesini 24.07.2025 tarihinden sonra alan mükellefler ile 16/6/2025 tarihinden sonra yatırım teşvik belgesi başvurusu yapan ve 24/7/2025 tarihinden önce teşvik belgesini alan mükellefler yönünden 5520 sayılı Kanunun 7555 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki 32/A maddesi hükümlerine göre indirimli kurumlar vergisi uygulanacağı; Örnek 3’de ise 16/6/2025 tarihinden sonra yatırım teşvik belgesi başvurusu yapan ancak 24/7/2025 tarihinden sonra teşvik belgesini alabilen mükellefler yönünden ise 5520 sayılı Kanunun 7555 sayılı Kanunla değiştirilen 32/A maddesi hükümlerini göre indirimli kurumlar vergisi uygulanacağı açıklanmıştır.
İndirimli kurumlar vergisine ilişkin on yıllık sınırlama, indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap döneminden itibaren işlemeye başlar. Tebliğde, bu konuyla ilişkin olarak çeşitli durumlar göz önünde bulundurularak örneklere yer verilmiş olup, Örnek 4’te bu ilk dönemin, yatırıma başlanıp indirim hakkının kullanılabileceği matrahın oluştuğu ilk hesap dönemi olarak dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
On yıllık süreye yönelik sınırlama, her bir yatırım teşvik belgesi bazında ayrı ayrı dikkate alınacaktır.
İlgili hesap döneminde kazanç bulunmasına rağmen yararlanılmayan yatırıma katkı tutarları, izleyen dönemlerde kullanılamayacaktır. Yani, döneminde yararlanma olanağı olduğu halde yararlanılmayan katkı tutarları sonraki dönemlere aktarılamaz.
Diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlarda indirimli kurumlar vergisi uygulaması
Yatırım teşvik belgesinde yer alan yatırıma katkı ve vergi indirim oranı dikkate alınarak ilgili teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlardan elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanması esas olup, 6322 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (c) bendiyle, mükelleflerin yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlarının yatırım döneminde diğer faaliyetlerinden 1/1/2013 tarihinden itibaren elde ettikleri kazançlarına, indirimli kurumlar vergisi uygulanarak yatırıma katkı tutarının kısmen kullandırılması mümkün hale gelmiştir. 24/7/2025 tarihinden itibaren alınan teşvik belgelerinde ise, diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara ilişkin uygulama aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde olacaktır.
Mükelleflerin, yatırım teşvik belgeleri kapsamında yatırımlarına fiilen başladıkları tarihten itibaren, hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben;
- toplam yatırıma katkı tutarının Cumhurbaşkanı Kararıyla belirlenen oranını geçmemek ve
- hak edilen yatırıma katkı tutarını aşmamak koşuluyla,
indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil dördüncü hesap döneminin sonuna kadar diğer faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecektir.
Buna göre, 24/7/2025 tarihinden itibaren alınan yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlarda indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil dördüncü hesap döneminin sonuna kadar, mükelleflerin diğer faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle kısmen yararlanılabilecek yatırıma katkı tutarı, en fazla toplam yatırıma katkı tutarının Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen oranına tekabül eden kısmı kadar olabilecektir.
İndirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil dördüncü hesap döneminin sonuna kadar, yatırım teşvik belgesi kapsamında hak edilen yatırıma katkı tutarının, bu dönemde yararlanılabilecek yatırıma katkı tutarından (toplam yatırıma katkı tutarının Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen oranına tekabül eden kısmı) daha düşük olması halinde diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle kısmen yararlanılacak yatırıma katkı tutarı, hak edilen yatırıma katkı tutarını aşamayacaktır.
İndirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil dördüncü hesap döneminin sonuna kadar olan süre, teşvik belgesi kapsamındaki yatırıma fiilen başlanan tarihi içeren hesap döneminin başından, dördüncü hesap döneminin sonuna kadar olan dönemi kapsamaktadır. Tebliğin 32.2.5. bölümünde verilen Örnek 1’de, fiili başlangıç yılındaki hesap döneminde matrah oluşmaması halinde, matrahın ilk oluştuğu hesap döneminin sürenin başlangıcı olarak dikkate alınacağı belirtilmektedir.
Diğer faaliyetlerden elde edilen kazancın kapsamı ve indirimli vergi oranı uygulamasında öncelik sırası
İlk dört hesap döneminde diğer faaliyet kazançlarına uygulanamayan kısım, hak kazanılan yatırıma katkı tutarını aşmamak kaydıyla, ilk dört hesap dönemi dahil on hesap dönemi içerisinde yatırımın işletilmesinden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle kullanılabilir.
İndirimli vergi oranı uygulamasında, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımların işletilmesinden elde edilen kazançlar dışındaki tüm kazançlar “diğer faaliyet” olarak kabul edilir. Esas olan, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlardan elde edilen kazançlara, teşvik belgesinde yer alan vergi indirim oranı dikkate alınarak indirimli vergi uygulanması olup, bu yatırımlardan elde edilen kazançlar, indirimli vergi uygulamasında “diğer faaliyet” sayılmaz.
Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımların tamamlanması ve indirimli vergi oranı uygulanmak suretiyle yatırıma katkı tutarlarının tamamen kullanılması veya on yıllık sürenin dolması halinde, söz konusu yatırımdan bu tarihten sonra elde edilen kazançlar, indirimli vergi uygulamasında diğer faaliyetlerden elde edilen kazanç olarak değerlendirilebilir.
Mükelleflerin birden fazla yatırım teşvik belgesinin bulunması ve indirim hakkının kullanılabileceği ilk dört hesap hesap döneminin sonuna kadar diğer faaliyet kazancının yetersiz olması durumunda, hangi teşvik belgesine öncelik verileceği mükellefler tarafından serbestçe belirlenebilecektir. Tercih edilen teşvik belgesinde yer alan vergi indirim oranı ve mevzuatta belirlenen sınırlar çerçevesinde, diğer faaliyet kazançlarına indirimli vergi oranı uygulanabilecektir.
Yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmesinden sonra devri
24.07.2025 tarihinden itibaren alınan teşvik belgelerinde, yatırımın devrinde devreden ve devralan için birlikte geçerli olmak üzere toplam on yıllık süre sınırı uygulanır; hak kazanılan yatırıma katkı tutarına ulaşılıncaya kadar indirimli kurumlar vergisi uygulanabilir.
Hak kazanılan yatırıma katkı tutarından diğer vergi borçlarına terkin yasağı
24.07.2025 tarihinden itibaren alınan teşvik belgelerinde indirimli oranda kurumlar vergisi uygulaması on yıllık süreyle sınırlıdır. Bu nedenle, on yıllık sürenin dolduğu hesap döneminden sonra, diğer vergi borçlarından terkin yoluyla yatırıma katkı tutarının kullanılması mümkün değildir.
7- Silah Taşıma ve Bulundurma Vesikalarına İlişkin Harç Tutarları Artırılmıştır.
06.09.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 10362 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Harçlar Kanununa bağlı (8) sayılı tarifenin “VI- Meslek erbabına verilecek tezkere, vesika ve ruhsatnamelerden alınacak harçlar:” başlıklı bölümünün (16) numaralı fıkrasında yer alan silah taşıma ve bulundurma vesikalarına ilişkin maktu harç tutarları artırılmış bulunmakta olup, güncel harç tutarlarına aşağıdaki linkten ulaşılması mümkündür. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/09/20250906-2.pdf
8-Bazı Deniz Taşıtlarının ÖTV Oranlarında Artış Yapılmıştır:
06.09.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 10363 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede yer alan; 8901.10.10.11 GTİP numarasında yer alan 18 Gros tonilatoyu geçmeyen gezinti gemileri (Denizde seyretmeye mahsus olanlar), yolcu ve gezinti gemileri (Denizde seyretmeye mahsus olmayanlar) ve 89.03 GTİP numarasında yer alan yatlar, kotralar, tekneler ve gezinti gemilerinin %0 olan özel tüketim vergisi oranı %8’ e yükseltilmiştir.
9-Beyanname ve Bildirgelerde Damga Vergisi Tutarları Arttırılmıştır:
06.09.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 10364 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile beyanname ve bildirgelerde damga vergisi tutarları artırılmış olup, arttırılan vergi tutarları 01.10.2025 tarihinden itibaren uygulanacaktır.
Güncel damga vergisi tutarlarına aşağıdaki linkten ulaşılması mümkündür. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/09/20250906-4.pdf
10-Yurt Dışı Çıkış Harcı Tutarı Artırılmıştır:
09/09/2025 tarihli ve 33012 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan 10381 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yurt dışı çıkış harcı tutarı 710 TL’den 1.000 TL’ye arttırılmış olup, 09.09.2025 yarihinden itibaren yurt dışına çıkış yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından bu tutar üzerinde harç alınacaktır. Ancak, 10/09/2025–19/09/2025 tarihleri arasında yapılan yurt dışı çıkışlarda, kararın yayımı tarihinden önce ödenmiş olan harçlar için herhangi bir fark ödemesi aranmayacaktır.
11-Bazı Mükellefler Gerçek Usulde Vergilendirme Kapsamına Alınmıştır
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Basit Usulün Hududu“ başlıklı 51. Maddesinin 12. Bendine göre; Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan iş grupları, sektörler, il ve ilçeler, büyükşehir belediyeleri dahil olmak üzere il ve ilçelerin belediye sınırları (mücavir alanlar dahil), belediyelerin nüfusları, yöreler itibariyle veya sabit bir işyerinde faaliyette bulunulup bulunulmadığına göre gerçek usulde vergilendirilmesi gerekli görülenler, basit usulden faydalanamazlar.
09/09/2025 tarihli ve 33012 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla; götürü usulde vergilendirilen mükellefler hakkındaki 12.01.1995 tarih ve 95/6430 sayılı BKK kaldırılarak, 01/01/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere;
Büyükşehir belediyesi olan illerde, bir önceki takvim yılının son günü itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanmış son verilere göre nüfusu 30.000’i geçmeyen ilçeler hariç olmak üzere, aşağıda belirtilen faaliyetlerde bulunan mükellefler gerçek usulde vergilendirileceği kurala bağlanmıştır.
- Her türlü emtia imalatı ile uğraşanlar
- Her türlü emtia alım-satımı ile uğraşanlar (Münhasıran bir işyeri açmaksızın gezici olarak veya pazar takibi suretiyle perakende emtia alım-satımı ile uğraşanlar hariç)
- İnşaat ile ilgili her türlü işlerle uğraşanlar
- Motorlu taşıtların her türlü bakım ve onarım işleriyle uğraşanlar
- Lokanta ve benzeri hizmet işletmelerini işletenler
- Eğlence ve istirahat yerlerini işletenler
- Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlar
12- Finansal Faaliyet Harçlarında %50 oranında artış Yapılmıştır:
09/09/2025 tarihli ve 33012 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan 10382 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (8) sayılı tarifenin “XI- Finansal Faaliyet Harçları” başlıklı bölümünde yer alan maktu harç tutarlarında %50 oranında artırılmıştır.
Güncel finansal faaliyet tutarlarına aşağıdaki linkten ulaşılması mümkündür. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/09/20250909-8.pdf
13- Merkez Bankası Reeskont Oranını Düşürdü:
17 Eylül 2025 Tarihli ve 33020 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranlarının Tespiti” Tebliği ile vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık yüzde 41,25’e; avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık yüzde 42,25’e indirilmiştir.
14-583 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Yayımlanmıştır:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 5. Maddesinin 4. Fıkrasında; mükelleflerin vergi tarhına esas olan beyanlarının, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarlarının Maliye Bakanlığınca açıklanabileceği hükme bağlanmıştır.
Bu hüküm uyarınca; ikmalen, re’sen veya idarece tarhiyatlar dolayısıyla kesinleşen vergi ve cezalar ile vadesi geçtiği halde ödenmeyen vergi ve cezaların açıklanmasına ilişkin usuller 293 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile tespit edilmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca anılan yasa hükmünden aldığı yetkiye istinaden 19/9/2025 tarihinde çıkarılmış olan 583 Sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlar dolayısıyla kesinleşen vergi ve cezalar ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş vergi ve cezaların duyurulmasına ilişkin açıklamalar yapılmıştır.
Bu Tebliğe Göre Açıklamanın Kapsamı:
2025 yılında yapılacak açıklamalar, öncelikle 01-15 Aralık 2025 tarihlerinde (bu tarihler dahil) vergi dairelerinin ilan koymaya mahsus yerlerinde asılmak suretiyle gerçekleştirilecek, sonrasında ise 16-30 Aralık 2025 tarihlerinde (bu tarihler dâhil) Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde halka duyurulacaktır.
Açıklama kapsamına, her bir vergi dairesine 5.000.000 TL ve daha fazla borcu olan veya bu tutar ve üzerinde kesinleşen vergi ve cezası bulunan mükellefler alınacaktır.
Yapılacak açıklamada, 31/12/2024 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde 27/11/2025 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve nev’i itibarıyla 293 Sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile açıklama kapsamına alındığı belirtilen vergi ve cezalar ile 1/6/2024-31/5/2025 tarihleri arasında kesinleşen tarhiyatlar dikkate alınacaktır.
Açıklanacak bilgilerin şekli, yeri ve kapsamı bakımından 293 Sıra No.lu Tebliğde yer verilen esaslara uyulacak, ayrıca tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan alacakların bulunması halinde, listelerde “Alacağın tahsil kabiliyeti bulunmamaktadır.” İfadesine yer verilecektir.
Bu Tebliğle Açıklama Kapsamı Dışında Tutulan Alacaklar:
- Büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşların, sermayesinin yarısından fazlası bu kurumlara ait olan şirketlerin 31/12/2004 ve öncesine rastlayan borçlarının
- 6111, 6552, 6736, 7020, 7143, 7256, 7326 ve 7440 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırılmış olan ve ödemeleri devam eden alacakların
- Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri nedeniyle mücbir sebep hali devam eden mükelleflerin, hem bu yerlerdeki vergi dairelerine hem de ülke genelindeki diğer vergi dairelerine olan kesinleşmiş vergi ve cezaları ile borçları
15-Yönetim Kurulu Karar Defterinin Elektronik Ortamda Tutulma Zorunluluğu Kalktı.
14/2/2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “İşletmenin Muhasebesiyle İlgili Olmayan Ticari Defterlerin Elektronik Ortamda Tutulması Hakkında Tebliğ” ile Tebliğde belirtilen şirketlerin; pay defteri, yönetim kurulu karar defteri, müdürler kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterini elektronik ortamda tutmaları zorunlu hale gelmişti.
20/9/2025 tarihli ve 33023 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşletmenin Muhasebesiyle İlgili Olmayan Ticari Defterlerin Elektronik Ortamda Tutulması Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile 14/2/2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğin 5. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 9. Maddesinin ikinci fıkrası değiştirilmiş ve bu tebliğe geçici 2. madde eklenmiştir. Böylelikle;
- Yönetim kurulu karar defterinin elektronik ortamda tutulma zorunluluğu kaldırılmış ve pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin elektronik ortamda tutulmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
- Şirketlerin isteğe bağlı olarak elektronik ortamda defter tutmayı tercih etmeleri durumunda da pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere deftelerinin elektronik ortamda tutulması zorunlu tutulmuştur.
- Elektronik ortamda defter tutma yükümlülüğü kapsamına giren şirketlerin, fiziki defterlerin kapanış onayını yaptırmaları için öngörülen süre 2 aydan 6 aya çıkarılmıştır.
- 20.09.2025 tarihinden önce yönetim kurulu karar defterini elektronik ortamda tutmaya başlayan şirketlerin, 1/1/2026 tarihine kadar Bakanlığa başvurmaları halinde elektronik ortamda tuttukları bu defteri kapatarak fiziki ortamda yeniden tutabilmesi mümkün hale gelmiştir. Fiziki defterin açılış onayı, Bakanlık tarafından verilen belge üzerine noter tarafından yapılacaktır.
16- 2025 Yılı Üçüncü Geçici Vergi Döneminde Uygulanması Gereken Yeniden Değerleme Oranı
Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan 70 No.lu Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri ile 2025 yılı üçüncü geçici vergi döneminde uygulanacak yeniden değerleme oranı % 16,60 (yüzde onaltı virgül altmış ) olarak belirlenmiştir.
17- Yeni Torba Kanun Teklifi ile Getirilmek İstenen Vergisel Düzenlemeler
07.10.2025 tarihinde TBMM’ye sunulan “Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile yapılmak istenen bazı vergisel düzenlemeler aşağıdaki gibidir.
Mesken Kira Gelirlerinde İstisna Uygulamasının Kapsamı Daraltılıyor.
Bu Kanun Teklifinin 1’inci maddesiyle Gelir Vergisi Kanunu’nun 21’inci maddesinde yapılması öngörülen düzenlemeyle, mesken kira gelirlerine uygulanan istisnanın kapsamı daraltılmaktadır. Söz konusu kanun teklifinin genel kuruldan geçmesi halinde, bu istisna, sadece kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı alanların Türkiye sınırları içinde sahip oldukları meskenlerden elde ettikleri kira gelirleri için uygulanabilecektir.
Satın alınan gayrimenkulün iktisabında kullanılan kredi faizlerinin gider olarak gösterilebilmesi imkanı daraltılıyor.
Bu Kanun Teklifinin 2’nci maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 74’üncü maddesinde yapılması planlanan değişiklikle, konutlar dışında, kiraya verilen mal ve hakların iktisabı için kullanılan borçların faizlerinin kira gelirinin tespitinde gider olarak indirilmesi uygulaması sonlandırılacaktır.
Dördüncü geçici vergilendirme döneminin geri getirilmesi
Bu Kanun Teklifinin 3’üncü maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun “Geçici Vergi” başlıklı mükerrer 120’nci maddesinde yapılmak istenen değişiklikle, geçici vergi mükellefiyeti bulunan mükelleflerin kazançlarının 3, 6, 9 ve 12 aylık dönemlerle belirlenebilmesi, böylelikle dördüncü geçici vergi döneminin sisteme dahil edilerek, mükelleflerce bu dönem faaliyet sonuçlarını içeren geçici vergi beyannamesinin verilmesi sağlanacaktır.
Serbest fon istisnasının daraltması
Aynı Kanun Teklifinin 4’üncü maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67’nci maddesinde yapılmak istenen değişiklikle, bir yıldan fazla süreyle elde tutulan yatırım fonu katılma paylarından sağlanan kazançlara uygulanan tevkifat istisnasının kapsamı daraltılmaktadır.
Sürekli olarak portföyünün en az %51’i Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının katılma payları, bir yıldan fazla süreyle elde tutulduğunda tevkifata tabi tutulmamakta ve bu kazançlar için beyanname verilmemektedir.
Yapılacak değişiklikle, katılma payları yalnızca nitelikli yatırımcılara satılan, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’nda işlem görmeyen ve fon portföyüne alınacak varlık ve işlemlere ilişkin herhangi bir oransal sınırlamaya tabi olmayan yatırım fonları bu istisna kapsamı dışında bırakılmak istenmektedir.
Böylelikle, bu istisnanın sadece genel yatırımcılara açık ve Borsa İstanbul’da işlem gören fonlarla sınırlanarak, uzun vadeli sermaye piyasası yatırımlarının teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.
Tapuda Eksik Beyana Uygulanacak Vergi Ziyaı Cezasının Arttırılması
Bu Kanun Teklifinin 7’nci maddesi ile Harçlar Kanunu’nun 63’üncü maddesinde yapılacak değişiklikle, gayrimenkul devir ve iktisaplarına ilişkin tapu işlemlerinde, devir işlemine konu gayrimenkulün değerinin eksik beyan edilen kısmı üzerinden ikmalen veya resen tarh edilecek tapu harcı üzerinden %25 oranında kesilen vergi ziyaı cezasının bir kata (yani %100’e) çıkarılmak istenmektedir. Söz konusu yasa değişikliğiyle, gayrimenkullerin devir ve iktisaplarında gerçek alım satım bedelinin beyan edilmesini sağlamak amaçlanmaktadır.
Harçlar Kanunu’nun 63. Maddesi ile (4) sayılı tarifenin I/20-a bendi birbiriyle uyumlu hale getirilmesi:
Bu Kanun Teklifinin 9’uncu maddesi ile 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I/20-a bendinde yapılacak düzenlemeyle, Harçlar Kanununun 63 üncü maddesine paralel olarak söz konusu tarife hükmünde ifade değişikliği yapılarak, yanlış anlamaya sebebiyet veren maddenin tedvin tarzındaki farklılık giderilecek ve hâlihazırda uygulana geldiği üzere gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu harcının, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere mükelleflerce beyan edilen alım satım bedeli üzerinden alınacağı hususu netleştirilmektedir.
Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları adına tescilli taşıtlara MTV istisnası getirilmesi
Bu kanun teklifinin 5. maddesiyle, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklikle, büyükşehir olan illerde il özel idareleri yerine kurulan yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarının adlarına kayıt ve tescilli taşıtların, (il özel idarelerinde olduğu gibi) motorlu taşıtlar vergisinden istisna tutulması sağlanacaktır.
Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının taşınmaz edinimlerinin ve satışlarının tapu harcından istisna edilmesi
Bu kanun teklifinin 6. maddesiyle 492 sayılı Harçlar Kanununun 59 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine yapılacak değişiklikle; yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarının taşınmaz edinimlerinde ve satışlarının, (il özel idarelerinde olduğu gibi) tapu harçlarından istisna tutulacaktır.
Araç satışlarından Noter harcı alınması
Bu kanun teklifinin 8. maddesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında noterde yapılan sıfır araçların ilk tescili işlemlerinden ve ikinci el araçların satış ve devrine ilişkin işlemlerden, satış ve devir bedeli üzerinden, belirlenen asgari maktu harçtan az olmamak üzere nispi noter harcı alınması sağlanacaktır.
Ayrıca yine bu Kanun Teklifinin 12. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılması öngörülen değişiklikle, noterler tarafından gerçekleştirilen tescil edilmiş araçların (ikinci el) satış ve devir işlemlerine ilişkin harç istisnası kaldırılacaktır.
Yıllık Harç Uygulamasının Kapsamının Genişletilmesi
Bu kanun teklifinin 10. maddesiyle 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (8) sayılı Tarifede yapılan değişiklik ve eklemelerle; mevcut durumda harca tabi olmayan ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları ile ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ait belgeler, veteriner hekim muayenehane ve poliklinikleri ile hayvan hastanelerine verilen ruhsatlar ve kıymetli madenler kuruluş ve faaliyet izin belgeleri, kuyum, ikinci el motorlu kara taşıtı ve taşınmaz ticareti yetki belgeleri ile ticari havayolu ve genel havacılık işletme ruhsatlarından yıllık harç alınması sağlanacaktır. Ayrıca mevcut durumda sadece ruhsat alımında harca tabi hususi hastaneleri ve laboratuvarları açmak için düzenlenen ruhsatnameler ile turizm müessesesi işletme belgelerine ilişkin harç, yıllık hale getirilecektir.
Ülkemizde yapılacak UEFA Organizasyonlarında KDV İstisnası, Gelir ve Kurumlar Vergisi Muafiyeti
Bu Kanun Teklifinin 14. maddesi ile KDV Kanununa eklenmek istenen geçici 46. Maddeyle; UEFA ile işyeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan katılımcı takımlar ve organizasyonda görevli tüzel kişiliklere, ülkemizde oynanacak olan 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali ve 2027 UEFA Konferans Ligi Finali müsabakaları ile ülkemizde gerçekleştirilecek 2032 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası organizasyonuna ilişkin yapılacak teslim ve hizmetler ile bunların bu müsabakalar ve organizasyon dolayısıyla yapacağı teslim ve hizmetler KDV’den müstesna tutulacak ve istisna kapsamdaki işlemler nedeniyle yüklenilen KDV’nin indirim ve iadesine imkan sağlanacaktır.
Yine bu Kanun Teklifinin 27. maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununa eklenmek istenen geçici 18. Maddeyle; UEFA ile Türkiye’de işyeri/kanuni merkezi bulunmayan katılımcı takımlar ve görevli tüzel kişiler, 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali, 2027 UEFA Konferans Ligi Finali ve 2032 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası organizasyonuna ilişkin Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar nedeniyle Gelir ve Kurumlar Vergisinden muaf tutulacaktır.
İktisadi İşletme Sayılmama Süresinin 2035’e Uzatılması
Bu Kanun Teklifinin 26. maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun geçici 2. maddesinde yer alan; dernek veya vakıflarca elde edilen kesinti suretiyle vergilendirilmiş kira gelirleri ile menkul kıymet ve faiz gelirleri, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullardaki atölye ve uygulama birimleri ile çıraklık ve halk eğitim merkezlerindeki uygulama birimlerine bağlı döner sermaye işletmelerinin gelirleri nedeniyle iktisadi işletme oluşmuş sayılmayacağına yönelik düzenlemenin uygulama süresi 31/12/2035 tarihine kadar uzatılacaktır.
18- Enflasyon Düzeltmesi Uygulamalarında Kullanılacak 2025/Temmuz, 2025/Ağustos ve 2025/Eylül Aylarına Ait Ortalama Ticari Kredi Faiz Oranları Açıklanmıştır.
Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan 192 numaralı Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile enflasyon düzeltmesi uygulamalarında kullanılacak 2025/Temmuz, 2025/Ağustos ve 2025/Eylül aylarına ait ortalama ticari kredi faiz oranlarını aşağıdaki şekilde açıklamıştır:
| Dönem | Ortalama Ticari Kredi Faiz Oranı (%) |
|---|---|
| 2025/Temmuz | 63,87 |
| 2025/Ağustos | 58,91 |
| 2025/Eylül | 57,02 |
19- Bazı Tütün Mamullerinin ÖTV Oran ve Tutarlarının Değiştirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı
24 Ekim 2025 tarihli ve 33057 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 10520 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun eki (III) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan ve aşağıdaki tabloda isimleri belirtilen malların özel tüketim vergisi oranları ile asgari maktu ve maktu vergi tutarları karşılarında gösterildiği şekilde yeniden belirlenmiştir.
Yapılan değişiklikle, bazı tütün mamullerine uygulanan özel tüketim vergisi (ÖTV) oranları ile asgari maktu vergi tutarları düşürülmüş, maktu vergi tutarları ise yükseltilmiştir.
20-Cep Telefonlarının ÖTV Matrahlarının Belirlenmesine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı
10521 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (IV) sayılı listede yer alan cep telefonlarının ÖTV oranlarına esas, matrah tutarları 24.10.2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden tespit edilmiştir.
21- KDV1 Beyannamesinde “Özel Matrah Şekline Tabi İşlemler” Tablosunda Değişiklik Yapıldı:
Gelir İdaresi Başkanlığı’nca, 1 No.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesinde yer alan “Özel Matrah Şekline Tabi İşlemler” tablosunun 01/11/2025 tarihinden itibaren verilecek olan Ekim/2025 ve izleyen dönemlere ait 1 no.lu KDV beyannameleri için yeniden düzenlendiği Dijital Vergi Dairesi üzerinden duyurulmuş olup, söz konusu tablonun doldurulmasına dair açıklamalara, duyuru ekinde yer alan bilgilendirme dokümanında yer verilmiştir.
Söz konusu duyuru ve ekinde yer alan dökümana aşağıdaki linkten ulaşılabilir. https://dijital.gib.gov.tr/duyurular#4/pAcoKpoBiNYw_P5Lsy–
SAYGILARIMLA
Yusuf ÖZER
YMM-Bağımsız Denetçi
Vergi Hukuku ve Uygulamaları Bilim Uzmanı









