vergide gündem
İçindekiler
ToggleVERGİDEGÜNDEM
ÖNSÖZ
Vergide Gündem Dergimizin Kasım-Aralık/2022 sayısında;
- 09/11/2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmi Gazete’de 7420 Sayılı “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
- 26/11/2022 tarihli ve 32008 sayılı Resmi Gazete’de 7421 Sayılı “Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun,
- 03 Aralık 2022 tarihli ve 32032 sayılı Resmi Gazete’de 543 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlandı. Form Ba – Bs Bildirimi Verme Zorunluluğuna İlişkin değişiklik,
- 14/12/2022 tarihli ve 32043 sayılı Resmi Gazete’de Konaklama Vergisi Uygulama Genel Tebliği,
- 21/12/2022 tarihli ve 32050 sayılı Resmi Gazete’de “3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun Geçici 39 uncu Maddesinin Birinci Fıkrasında Yer Alan Sürenin 31/12/2024 Tarihine Kadar Uzatılması Hakkında Karar Makine ve Teçhizat Tesliminde KDV İstisna Süresinin Uzatılması,
- Gelir İdaresi Başkanlığınca yayınlanan 149 No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile 1 Aralık 2022 tarihinden itibaren verilmesi gereken Katma Değer Vergisi Beyannamelerinden başlamak üzere (Kasım 2022 dönemine ait katma değer vergisinin beyanı ve ödemesi dahil), Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri, ilgili vergilendirme dönemini takip eden ayın 28 inci günü sonuna kadar uzatılması,
Anlatım, açıklama ve paylaşım konusu yapılmıştır.
Yoğun ve stresli çalışma hayatınıza katkı yapması ümidiyle hazırladığımız dergimizin siz değerli mükelleflerimize fayda sağlamasını ve bir sonraki sayımızda tekrar buluşmayı diliyoruz.
Yeminli Mali Müşavir & Bağımsız Denetçi
(Mali Hukuk ve Uygulamaları Bilim Uzmanı)
Gelir Vergisi Kanunu İle Bazi Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapilmasina Dair 7420 Sayili Kanun;
27.10.2022 tarih ve 2022-26 sayılı Sirkülerimizde paylaşım konusu yaptığımız, Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” 7420 sayılı kanun numarası ile 09.11.2022 tarih ve 32008 sayılı RG’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
7420 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la yapılan değişiklikler açıklama konusu yapılmıştır
- Konutlarda Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Dayalı Elektrik Enerjisi Üretiminde Muafiyet Sınırı 25 kW’dan 50 kW’ya Çıkarılmaktadır
Kanun’un 1. Mad. ile 193 sayılı GVK’nın “Vergiden Muaf Esnaf” başlıklı Mad. 9/(9) no.lu bendinde yer alan “25 kW” ibareleri “50 kW” şeklinde değiştirilmiştir. Buna göre mezkûr bent hükmünün değişen hali aşağıda gösterilmiştir.
“ 9.(7103 Sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle eklenen bent; Yürürlük: 27.03.2018) 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca lisanssız yürütülebilecek faaliyetler kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik enerjisi üretimi amacıyla, sahibi oldukları veya kiraladıkları konutların çatı ve/veya cephelerinde kurdukları kurulu gücü azami (7420 Sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare; Yürürlük: 09.11.2022) 50 kW’a kadar (50 kW dâhil) olan (Kat maliklerince ana gayrimenkulün ortak elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanması amacıyla kurulan dâhil) yalnızca bir üretim tesisinden üretilen elektrik enerjisinin ihtiyaç fazlasını son kaynak tedarik şirketine satanlar (Bu bendin uygulanmasında üçüncü fıkra hükmü dikkate alınmaz.);”
Bilindiği üzere anılan bent hükmüne göre, sahibi oldukları veya kiraladıkları konutların çatı ve/veya cephelerinde, lisanssız yürütülebilecek faaliyetler kapsamında, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik enerjisi üretimi amacıyla, kurdukları kurulu gücü azami 25 kW’a kadar (25 kW dâhil) olan (Kat maliklerince ana gayrimenkulün ortak elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanması amacıyla kurulan dâhil) yalnızca bir üretim tesisinden üretilen elektrik enerjisinin ihtiyaç fazlasını son kaynak tedarik şirketine satanlar gelir vergisinden muaf tutulmuştur.
Yapılan bu değişiklik ile meskenlerin çatı ve cephelerinde kurulan elektrik üretim tesislerine sağlanan vergi muafiyetindeki 25 kW’lık sınır, Kanun’un yayım tarihi 09.11.2022’den geçerli olmak üzere 50 kW’ya çıkarılmıştır.
2.Çalışanlara Günlük Yemek Bedeli İstisna Uygulamasında Değişiklik Yapılmaktadır
Torba Kanun’un 2. Mad. ile 193 sayılı GVK’nın ücretlerde müteferrik istisnaları düzenleyen 23. Mad.’nin (8) bendinde değişiklik yapılmıştır.
Bilindiği üzere mevcut düzenlemede, işverenlerce, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 51 lirayı (1.7.2022 tarihinden itibaren) aşmayan kısmı ancak buna ilişkin ödemenin yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere yapılması ise şartı ile istisna tutulmuştur.
Bu düzenleme ile birlikte 51 lirayı aşmayan yemek bedelinin çalışanların banka hesabına yatırılması ve çalışanlarca bu tutarların yemek hizmeti veren işletmeler dışında da kullanılması durumunda, anılan istisnadan faydalanılmasına imkân tanınmıştır. Ancak ödemenin bu tutarı aşması halinde, aşan kısım ile bu amaçla sağlanan diğer menfaatler ücret olarak vergilendirilecektir.
Bu istisna, izleyen ayın (Aralık) başından geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.
3.Yurt Dışında Yapılan İnşaat, Onarım, Montaj İşleri ile Teknik Hizmetlerde Çalışanlara Yapılan Ücret Ödemeleri İstisna Kapsamına Alınmaktadır
Torba Kanun’un 2. Mad. hükmünün devamında ise 193 sayılı GVK’nın ücretlerde müteferrik istisnaları düzenleyen 23. Maddesine, (18) numaralı bendinden sonra gelmek üzere “19. Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerde çalışan hizmet erbabına, fiilen yurt dışındaki çalışmaları karşılığı işverenin yurt dışı kazançlarından karşılanarak yapılan ücret ödemeleri.” bent hükmü eklenmiştir.
Buna göre, yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerde, hizmet erbabının yurt dışında çalıştırılmasını teşvik etmek amacıyla, yurt dışında bu işlerde çalışmak üzere götürülen ve fiilen yurt dışında çalışan hizmet erbabına, yurt dışındaki çalışmaları karşılığı işverenin yurt dışındaki kazançlarından karşılanarak yapılan ücret ödemeleri gelir vergisinden ve dolaylı olarak damga vergisinden istisna tutulmuştur.
Bu istisna, izleyen ayın (Aralık) başından geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.
4.Bireysel Katılım Yatırımcısına Vergi Avantajı Sağlayan (GVK Geç Mad.82) Düzenlemenin Yürürlük Süresi 31.12.2017 Tarihinden 31.12.2027 Tarihine Uzatılmaktadır
Torba Kanun’un 3. Mad. ile bireysel katılım yatırımcısı tam mükellef gerçek kişilere vergi avantajı sağlayan 193 sayılı GVK’nın Geçici 82. Maddesinin yürürlük süresi, 31.12.2022 tarihinden 31.12.2027 tarihine uzatılması öngörülmektedir.
GVK’nun geçici 82. Mad.nde yer alan mevcut düzenlemeye göre, 31/12/2022 tarihine kadar, 4059 sayılı Kanunun ek 5. Mad. kapsamına giren bireysel katılım yatırımcısı tam mükellef gerçek kişiler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra iktisap ettikleri tam mükellef anonim şirketlere ait iştirak hisselerini en az iki tam yıl elde tutmaları şartıyla, VUK’un değerlemeye ait hükümlerine göre hesapladıkları hisselerin tutarlarının %75’ini, yıllık beyannamelerine konu kazanç ve iratlarından hisselerin iktisap edildiği dönemde indirebileceklerdir. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ile KOSGEB tarafından belirlenen araştırma, geliştirme ve yenilikçilik programları kapsamında projesi son beş yıl içinde desteklenmiş kurumlara iştirak sağlayan bireysel katılım yatırımcıları için bu oran %100 olarak uygulanmaktadır.
Mevcut düzenlemede yıllık indirim tutarı 1.000.000 TL’ni aşamayacak ve ilgili yıl kazancından indirilemeyen kısım, izleyen yıllarda VUK’a göre bu yıllar için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınacaktır.
Yapılan bu düzenlemeyle, Geçici 82. Mad.nin uygulama süresi 31/12/2022 tarihinde sona ereceğinden, uygulama süresi 31/12/2027 tarihine kadar uzatılmakta, ayrıca, yararlanılacak indirim tutarı olan “1.000.000 Türk lirası“, “2.500.000 Türk lirası” olarak güncellenmektedir.
Söz konusu vergi avantajı, 01.01.2023 tarihinden itibaren elde edilen gelir veya kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde (09.11.2022) yürürlüğe girmiştir.
5.Sermaye Azaltımında Vergileme Uygulamasına İlişkin Pratik Kanun Maddesi Olarak Düzenlenmiştir
Torba Kanun’un 22. Mad. ile 5520 sayılı KV Kanununun 32/A maddesinden sonra gelmek üzere, aşağıdaki (32/B) madde eklenmiştir.
“Sermaye azaltımında vergileme
MADDE 32/B- (1) Kurumlar tarafından sermayeye eklenen öz sermaye kalemlerinin, sermayeye eklendiği tarihten itibaren beş tam yıl geçtikten sonra herhangi bir şekilde sermaye azaltımına konu edilmesi durumunda, nakdi veya ayni sermaye ile sermayeye eklenen diğer unsurların toplam sermayeye oranlanması suretiyle azaltma konu edilen tutar içerisindeki sermaye unsurları tespit olunur. Söz konusu oranın tespitinde,
a) Sermayeye ilave dışında başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya sermaye hesabından başka hesaplara aktarımı kurumlar vergisine ve kâr dağıtımına veya ana merkeze aktarılan tutara bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak öz sermaye kalemlerinin,
b) Sadece kâr dağıtımına veya ana merkeze aktarılan tutara bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak öz sermaye kalemlerinin,
c) Başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi halinde vergilendirilmeyecek olan ayni ve nakdi sermayenin toplam sermaye içindeki paylan dikkate alınır.
(2) Kurumların öz sermaye kalemlerini sermayeye ekledikleri tarihten itibaren beş tam yıllık süre tamamlanmadan sermaye azaltımı yapmaları durumunda, azaltımın sırasıyla birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sermaye unsurlarından yapıldığı kabul edilir,
(3) Sermaye azaltımında, öncelikli olarak sermayeye ilave edilen öz sermaye kalemlerinden, sermayeye eklenme tarihi beş tam yıllık süreyi geçmemiş olanların işletmeden çekildiği kabul edilir.
(4) Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamında sermaye azaltımı suretiyle tespit olunan sermaye unsurlarından; birinci fıkranın (a) bendi kapsamında olanlar kurumlar vergisine ve vergi kesintisine, (b) bendi kapsamında olanlar sadece vergi kesintisine tabi tutulur. Kurumlar vergisine ve vergi kesintisine tabi sermaye unsurlarında, kesinti matrahı hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan tutar olup, bu tutar üzerinden Kanunun 15 inci ve 30 uncu maddeleri ile 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi hükmü kapsamında kesinti yapılır.
(5) Geçmiş yıl zararlarının mahsubu suretiyle sermaye azaltılması durumunda, bu şekilde azaltıma konu edilen sermaye unsurları birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerine göre tespit edilir ancak bu tutarlar üzerinden dördüncü fıkra kapsamında vergi kesintisi yapılmaz.
(6) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
Yapılan bu düzenleme ile sermayeye aktarılan çeşitli kaynaklar, aktarıldığı tarihten itibaren;
- Beş yıl boyunca sermaye azaltımı yapmayan kurumlarda, bu sürenin sonunda sermaye azaltılmışsa, işletmeye konulan nakdi veya ayni sermaye ile sermayeye eklenen diğer unsurların toplam sermayeye oranlanması suretiyle azaltıma konu edilen tutar içerisindeki sermaye unsurları tespit edilerek vergilendirme yapılacaktır.
- Beş yıldan önce sermaye azaltımı yapan kurumlarda ise azaltılan sermayenin;
- Öncelikle sermayeye ilave dışında başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya sermaye hesabından başka hesaplara aktarımı kurumlar vergisine ve kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak hesaplardan,
- Daha sonra sadece kâr dağıtımına bağlı tevkifata tabi hesaplardan,
- Son olarak ise vergiye tabi olmayan nakdi ve ayni sermayeden,
oluştuğu kabul edilerek vergilendirme yapılacaktır. Yapılan sermaye azaltımında sermayeye eklenen kaynakların bazılarının beş yıllık süreyi aşması bazılarının ise aşmaması durumunda ise söz konusu kaynaklardan öncelikli olarak sermayeye ilave edilme tarihi beş yılı geçmemiş olanların çekildiği kabul edilecektir.
Görüleceği üzere kanun koyucu madde düzenlemesinde söz konusu hükümler ile sermaye azaltımında suistimalin önüne geçmek istemiştir.
Bilindiği üzere, sermaye azaltımının ortaklar tarafından nakden veya aynen yapılan ödemelerden kaynaklanması halinde, ortakların esas olarak işletmeye koydukları sermayeyi Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde geri almış olmaları nedeniyle mükellefiyet statüsüne bakılmaksızın vergilendirme işlemi yapılmamaktadır.
Örneğin, 10 milyon Türk lirası sermayesi olan bir kurumun, bu sermayesinin 7 milyon Türk lirasının ortaklar tarafından işletmeye nakden konulduğu, 2 milyon Türk lirasının geçmiş yıl kârlarının sermayeye ilavesinden, 1 milyon Türk lirasının ise enflasyon düzeltmesi olumlu farklarından kaynaklandığı varsayıldığında;
Kurumun geçmiş yıl karları ile enflasyon düzeltmesi olumlu farklarının sermayesine ilave ettiği tarihten itibaren beş yıl boyunca sermaye azaltımına gitmemesi durumunda, bu sürenin sonundan itibaren yapılan sermaye azaltımında nakdi veya ayni sermaye ile sermayeye eklenen diğer unsurların toplam sermayeye oranlanması suretiyle azaltıma konu edilen tutar içerisindeki sermaye unsurları tespit edilecektir.
Bu şartları haiz Kurumun sermayesini 2 milyon Türk lirası azaltması durumunda; azaltıma konu edilen tutarın 1 milyon 400 bin Türk lirasının nakdi sermayeden, 400 bin Türk lirasının sermayeye ilave olunan geçmiş yıl karlarından, 200 bin Türk lirasının ise sermayeye eklenmiş enflasyon düzeltmesi olumlu farklarından kaynaklandığı kabul edilecektir. Ancak, bu kaynakların sermayeye ilave edilmesinden itibaren beş yıl içerisinde Kurum tarafından sermaye azaltılması durumunda azaltıma konu edilen tutarın 1 milyon Türk lirasının sermayeye ilave olunan enflasyon düzeltmesi olumlu farklarından, 1 milyon Türk lirasının ise geçmiş yıl karlarından kaynaklandığı kabul edilecektir.
Böylelikle sermayeye ilave olunan kaynakların en az beş yıl boyunca sermayede kalması özendirilerek, işletmelerin öz kaynaklarının güçlü kalması teşvik edilmektedir.
Geçmiş yıl zararlarının mahsubu suretiyle sermaye azaltılması durumunda, azaltıma konu edilen sermaye unsurları da maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen hükümler kapsamında tespit edilecektir. Ancak bu tutarlar üzerinden kâr dağıtımı veya ana merkeze aktarılan tutar kapsamında vergi kesintisi yapılmayacaktır.
Sermaye azaltımında vergileme uygulaması, bu Kanun’un yayımı tarihinde (09.11.2022) yürürlüğe girmiştir.
6.Kur Korumalı Mevduat Uygulamasında Süre, 31.12.2023’e Uzatılacak
Torba Kanun’un 23. Mad. ile 5520 sayılı KV Kanununun Geçici 14. Mad.nin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına göre mükelleflerin “2022 yılı sonuna” ibareleri “31/12/2023 tarihine” şeklinde, dördüncü fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde, yedinci fıkrasında yer alan “ve üçüncü” ibaresi “, üçüncü ve dördüncü” şeklinde değiştirilmiştir.
“Cumhurbaşkanı bu istisnayı 31/12/2023 tarihine kadar her bir geçici vergi veya yıllık hesap dönemleri sonu itibarıyla kurumların bilançolarında yer alan yabancı paralar için ayrı ayrı veya birlikte uygulatmaya yetkilidir.“
Yapılan düzenleme değişikliği uyarınca, 2022 yılı sonuna kadar yabancı para ve altın hesabı bakiyelerinin Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm fiyatı üzerinden Türk lirasına çeviren mükelleflerin bu kapsamda açılacak mevduata tahakkuk ettirilecek faiz ve kâr payları ile diğer kazançları istisna kapsamına alınmıştır.
Buna göre dönüşüm fiyatı üzerinden Türk lirasına çevrilmesi gereken son tarih 31.12.2023 olarak belirlenmekte ayrıca Cumhurbaşkanına bu istisnayı, 31.12.2023 tarihine kadar her bir geçici vergi veya yıllık hesap dönemleri sonu itibarıyla kurumların bilançolarında yer alan yabancı paralar için ayrı ayrı veya birlikte uygulatma konusunda yetki verilmektedir.
Ancak unutulmamalıdır ki KVK Geçici 14’üncü maddesinin 4’üncü fıkrası kapsamında uygulanan istisna kur farklarını kapsamadığından, bu kapsamdaki dövizlerin KKM hesaplarına dönüşümünde kur farkı geliri oluşursa söz konusu kur farkı kazançları kurumlar vergisine tabi olacaktır.
Düzenleme, 26.05.2022 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, Kanun’un yayım (09.11.2022) tarihinde yürürlüğe girmiştir.
7.Turizm Payı Oranları ile Yükümlüleri Yeniden Düzenlenmektedir
Kanun’un 37. Mad. ile turizm payı alınan mükellefler ile bu mükelleflerden alınan pay oranlarının yeniden düzenlenmekte; ayrıca turizm işletme belgeli deniz turizmi araçlarından turizm payı alınmasına son verilmektedir.
Buna göre, 7183 sayılı Kanunun 6. Mad.nin ikinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesi öngörülmektedir:
“a) Bileşik tesisler ile konaklama tesislerinden binde beş,
b) Bakanlıktan belgeli yeme-içme ve eğlence tesislerinden binde beş,
c) Deniz turizmi tesislerinden binde beş,
ç) Seyahat acentalarından (münferit uçak bileti satışları hariç) on binde beş,
d) Havayolu işletmelerinden (ticari yolcu taşımacılığı faaliyetlerinden) on binde beş,”
Mezkur Kanun’da düzenlemenin yürürlük tarihi 01.01.2024 olarak belirlenmiştir.
8.Çalışanlara 1.000 Türk Lirasına kadar yapılacak elektrik, doğalgaz ve ısınma gideri ödemeleri gelir vergisinden istisna edilmektedir
Kanunun Geçici 1’inci maddesi ile bu maddenin yürürlüğe girdiği 09.11.2022 tarihinden geçerli olmak üzere, işverenler tarafından çalışanlara elektrik, doğalgaz ve ısınma giderlerine karşılık olmak üzere 30/6/2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil) mevcut ücretlerine/prime esas kazançlarına ilave olarak yapılan aylık 1.000 Türk lirasını aşmayan ödemeler, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre prime esas kazanca dâhil edilmeyecek ve bu tutar üzerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca gelir vergisi hesaplanmayacaktır.
Düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere mezkûr madde, 09.11.2022 tarihi itibariyle yürürlüğe girmektedir. Bununla birlikte maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
Söz konusu istisna düzenlemesinin süreli olması vb. gerekçelerle bu uygulama hakkında ikincil mevzuatın en kısa sürede çıkarılması beklenmektedir.
9.Takip Tutarı 2.000,00 TL ve Altına Düşen Alacakların “Değersiz Alacak” Kabul Edilerek Kayıtlardan Çıkarılması
Torba Kanun’un Geçici 2. Mad. ile icra takibi başlatılmış bulunan, borçlusu gerçek kişi olan ve her bir icra dosyası itibarıyla asıl alacak ve ferileri dahil icra takibi başlatıldığı tarihteki takip tutarı 2.000 Türk lirasını aşmayan alacaklar ile bu tutarın üzerinde takip başlamış olmakla birlikte yapılmış tahsilatlar nedeniyle bakiye takip tutan 2.000 Türk lirası ve altına düşen alacaklardan, alacaklıların bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar alacak haklarından feragat ettiklerini belirtir dilekçeyle vazgeçerek icra takiplerini sonlandırmaları koşuluyla takip konusu alacak, VUK’un 322. Mad. kapsamında alacak kabul edilmesi imkanı getirilmektedir.
Düzenleme ile küçük alacakların muhasebe kayıtlarından tasfiyesi amaçlanmaktadır.
Bu şekilde kayıtlardan çıkarılan alacaklara ilişkin daha önce hesaplanarak beyan edilen KDV ve ÖİV, kendi kanun hükümleri kapsamında, söz konusu vergilerden indirim konusu yapılabilecektir. Böylece, alacaklısının gerçek veya tüzel kişi olup olmadığına veya alacakların abonelik sözleşmelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakılmaksızın icra takibinden feragat edilen alacaklara ilişkin daha önce yerine getirilmiş vergisel yükümlülükler telafi edilmektedir.
Ayrıca yine bu Kanun Teklifinin Geçici 3. Mad. ile varlık yönetim şirketlerince takip edilen ve anaparası 2.500 Türk lirası ve altında bulunan alacakların, anaparasının yarısı Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinden karşılanarak ödenmek suretiyle kalan kısmının, vekâlet ücreti, faiz ve benzeri ek yükümlülüklerin takibinden vazgeçilmesi sağlanmaktadır.
Söz konusu düzenleme, bu Kanun’un yayımı tarihinde (09.11.2022) yürürlüğe girmiştir.
7421 Sayili Vergi Usul Kanunu İle Bazi Kanunlarda Değişiklik Yapilmasina Dair Kanun;
“7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır
7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3 maddesi ile vergi kanunlarında yapılan değişiklikler açıklama konusu yapılmıştır.
1.Motorlu araç ticareti yapan mükelleflere teminat yükümlülüğü getirilmesi
Bilindiği üzere, ÖTV Kanununda motorlu araç ticareti yapanlar (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanları imal, inşa veya ithal edenler ile fabrika, ana bayi, bölge bayii, bayi, yetkili satıcı ve acenteler ile Maliye Bakanlığınca bu nitelikte oldukları tespit edilenler olarak tanımlanmış; aynı Kanunda (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanlar için; motorlu araç ticareti yapanlar, kullanmak üzere ithal edenler veya müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler özel tüketim vergisinin mükellefi olarak belirlenmiştir.
Yayımlanan kanunun 10. maddesi ile VUK’nun “Yetki” başlıklı mükerrer 257. maddesine eklenen (10) numaralı bent ile, “4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda tanımlı bulunan motorlu araç ticareti yapan mükelleflerden; doğacak vergilerin tahsil güvenliğini sağlamak amacıyla, 30 milyon Türk lirasına kadar, 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan türden teminat almaya, mükelleflerin; faaliyet alanı, hukuki statüsü, mükellefiyet süresi, aktif veya öz sermaye büyüklüğü, çalışan sayısı, hakkında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma yönünde olumsuz rapor ya da tespit bulunup bulunmadığı, iş veya üretim hacmi ile ürün ve mükellef gruplarını ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, teminatın; türünü, tutarını, verilmesi gereken zamanı, iadesi ile tamamlanmasına ilişkin hususları belirlemeye, bentte yer alan tutarı sıfıra kadar indirmeye ve iki katına kadar artırmaya, hangi hâllerde teminat aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye” Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir.
2.Bilgi vermekten Çekinenler, VUK’un 107/A mükerrer 242, 256, 257, mükerrer 257 nci madde Hükümlerine Aykırı Davrananlar ile Muhtasar ve prim hizmet beyannamesi Yükümlülüklerine Uymayanlara Özel Usulsüzlük Cezası
Yayımlanan kanunun 2. maddesinde ise, VUK’nun “Bilgi vermekten çekinenler ile 107/A mükerrer 242, 256, 257, mükerrer 257 nci madde ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi hükmüne uymayanlar için ceza” başlıklı mükerrer 355. maddesine yapılan ilave ile, belirtilen zorunluluklara uymayanlar için özel usulsüzlük cezası kesilmesi öngörülmüştür.
Buna göre, teminat verme zorunluluğu getirilen motorlu araç ticareti ile iştigal eden mükelleflerin bu zorunluluklarını yerine getirmemesi durumunda mükerrer 355. maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan tutarın 10 katından az ve maddede yer alan üst sınırdan fazla olmamak üzere bir önceki hesap dönemine ait brüt satışlar toplamının binde 3’ü tutarında özel usulsüzlük cezası kesilmesi düzenlenmiştir.
3.İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumların transit ticaret faaliyetlerinden elde ettiği kazançların %50’si kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir
Bu Kanunun 20 nci maddesiyle, Kurumlar Vergisi Kanununun “Diğer indirimler” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına yeni bir bent eklenerek, 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyet kapsamında yurt dışından satın alınan malları Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satmalarından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık etmelerinden sağladıkları kazancın %50’si kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir.
Bu indirimden yararlanılabilmesi için kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması, aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması şarttır.
Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan oranı, sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkilidir.
Kanunun 25/11/2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
7420 Sayılı Torba Kanun’un 2. Mad. ile 193 sayılı GVK’nın ücretlerde müteferrik istisnaları düzenleyen 23. Mad.’nin (8) bendinde değişiklik yapılmıştır.
Bilindiği üzere nakit yemek yardımlarında asgari ücretin yüzde 6’sına kadar olan kısmı prime esas kazanç tespitinde istisna olarak dikkate alınabiliyordu,
Yönetmelikte yapılan değişiklikle
“a) İşyerinde veya müştemilatında yemek verilmemesi şartıyla yemek bedeli adı altında sigortalılara veya sigortalılar için üçüncü kişilere yapılan her türlü ödemelerin, günlük asgari ücretin Kurum Yönetim Kurulunca belirlenen oranının fiilen çalışılan gün sayısı ile çarpılması sonucunda bulunacak tutarı,” şeklinde düzenlemeye gidilmiş olup,
01/12/2022 tarihinden itibaren asgari ücretin yüzde 6 ‘sına kadar belirlenen istisna tutar Sosyal Sigortalar Yönetim Kuruluna verilmiştir.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesinde yapılan değişiklikle; işverenlerce, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda, çalışanlara çalışılan günlere ait yapılan bir günlük yemek bedelinin 51 Türk lirasını aşmayan ödemelerin gelir vergisinden istisna tutulmasının yanı sıra, kurumun bu maddeyle paralel bir oran belirlemesi halinde aynı tutar sigorta primi açısından da istisna olacak ve prim hesaplamasında matraha dahil olmayacaktır.
Vergide Gündem
Yeniden Değerleme Oranı;
24.11.2022 tarihli R.G’de yayımlanan 542 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yeniden değerleme oranı 2022 yılı için % 122,93 (yüz yirmi iki virgül doksan üç) olarak tespit edilmiştir.
2021/Eylül-Ekim dergimizde ayrıntılarına yer vermiş olduğumuz 26.10.2021 tarihli ve 31639 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7338 Sayılı “Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (Torba Kanun) ile düzenlemesine yer verilen Enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşmadığı dönemlerde yeniden değerleme imkanının getirilmesi hakkında açıklamalar yapılmıştır.
Özetle ; Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri (enflasyon düzeltmesi yapanlar ile kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler hariç) enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği hesap dönemlerinin sonu itibarıyla, bilançolarına dâhil bulunan amortismana tabi iktisadi kıymetlerini (bu niteliklerini korudukları müddetçe sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilenler hariç) ve bunlar üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanları bazı şartlar doğrultusunda yeniden değerleyebileceklerdir.
Yeniden değerlemede, iktisadi kıymetlerin ve bunlara ait amortismanların, değerlemenin yapılacağı hesap dönemi sonu itibarıyla yasal defter kayıtlarında yer alan değerleri dikkate alınacaktır. İktisadi kıymetlerin ve bunlara ilişkin amortismanların, yeniden değerlemenin yapılacağı yıla ait olan yeniden değerleme oranı ile çarpılması suretiyle yeniden değerleme sonrası değerleri bulunacaktır.
Yeniden değerleme neticesinde iktisadi kıymetlerin değerinde meydana gelen değer artışı, yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden değer artışı ayrıntılı olarak görünecek şekilde, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilecektir.
Bu kapsamda 2022 hesap dönemi yeniden değerleme işleminde uygulanması gereken oran % 122,93 olarak belirlenmiştir.
Bu düzenleme haricinde açıklanan yeniden değerleme oranının dolaylı olarak belirlenmesinde etkisi olduğu diğer konu başlıkları ;
- 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 103. Maddesinde yer alan vergi dilimleri,
- 3065 Sayılı Kanun kapsamında yapılacak Kdv İadesine konu hususlarda asgari tutarlar
- Gayrimenkullerin kiralanması sonucu elde edilen kira gelirlerine uygulanacak istisna tutarları,
- Binek araçların kiralanması ve diğer giderlerine ilişkin gider kısıtlama sınırı, Binek otomobil Kdv ,Ötv giderleştirilmesinde uygulanacak kıst gider sınırının belirlenmesi,
- Maktu damga vergileri
- 24.04.2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında Gelir Vergisi Kanunu’nun mülga Ek: 1-6. maddeleri çerçevesinde başlanılmış yatırımlarda, kazanç yetersizliği nedeniyle ilgili yılında uygulanamayan yatırım indiriminin, izleyen yıllarda yeniden değerleme oranında artırılması.
30 Kasım 2022 tarihli ve 32029 sayılı Resmi Gazete’de “Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Karar (Karar Sayısı: 6434)” yayımlandı.
6012 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”)’nun 397. ve devamı maddelerinde uyarınca, şirket hissedarlarının yatırımları hakkında sağlıklı kararlar alabilmesini ve ticari hayatın güvenilir işleyişini sağlayabilmek adına, bazı şirketler için bağımsız denetim zorunluluğu getirilmiş olup, hangi şirketlerin bağımsız denetime tabi olacağı yönünde belirlemenin yapılması konusunda sınırların belirlenmesi yetkisi ise Cumhurbaşkanı’’na bırakılmıştır.
Bağımsız denetime tabi olacak şirketlerin belirlenmesi hakkında 26.05.2018 tarihli ve 30432 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2018/11597 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uygulanmakta olup, Bu düzenleme 30.11.2022 tarihli ve 32029 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair 6434 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (“Karar”) değiştirilmiştir. Söz konusu kararın yürürlük tarihi 01/01/2023’tür.
- Herhangi Bir Ölçüte Bağlı Olmaksızın Bağımsız Denetime Tabi Olan Şirketler
6434 nolu Cumhurbaşkanı kararı ekinde yer alan ve aşağıda da yer vermiş olduğumuz I Sayılı listede yer alan şirketler herhangi bir eşik değerin geçilmesi şartına tabi tutulmaksızın bağımsız denetime tabi olarak düzenlenmiştir.
- Aşağıdaki Tabloda Yer Verilen Üç Ölçütten En Az İkisinin Eşik Değerlerini Art Arda İki Hesap Döneminde Aşması Halinde Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketler
Aktif toplam | Yıllık net satış hasılatı | Çalışan sayısı | |
Sermaye piyasası araçları bir borsada veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem görmeyen ancak SPK kapsamında halka açık sayılan şirketler | 30 milyon Türk Lirası | 40 milyon Türk Lirası. | 150 Kişi |
Ekli (II) sayılı listede belirtilen şirketler | 60 milyon Türk Lirası | 80 milyon Türk Lirası | 100 Kişi |
Ekli I VE II sayılı listede yer almayan şirketler için (GENEL ÖLÇÜT) | 75 milyon Türk Lirası | 150 milyon Türk Lirası | 150 Kişi |
- Bağımsız Denetim Kapsamında Olmayan Şirketler
Aşağıdaki şirketler bu Kararın kapsamı dışındadır:
a) Ekli (I) sayılı liste kapsamında yer alanlar hariç olmak üzere, 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanuna tabi şirketler.
b) Ekli (I) sayılı listede belirtilenler ile ekli (II) sayılı listenin 5(b) sırasında belirtilen şirketler hariç olmak üzere sermayesinin en az yüzde 50’si devlete, il özel idarelerine, kanunla kurulmuş vakıflara ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan şirketler.
c) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanununun geçici 7’nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında tasfiyelerine karar verilen ve tasfiye süreci Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından atanan tasfiye komisyonlarınca yürütülen tasarruf finansman şirketleri.
Bu Karara ekli (I) ve (II) sayılı listelere aşağıda yer verilmiştir.
(1) SAYILI LİSTE
1) 6362 sayılı Kanun uyarınca Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi şirketlerden;
a) Yatırım kuruluşları,
b) Kolektif yatırım kuruluşları,
e) Portföy yönetim şirketleri,
ç) İpotek finansmanı kuruluşları,
d) Varlık kiralama şirketleri,
e) Merkezi takas kuruluşları,
f) Merkezi saklama kuruluşları,
g) Veri depolama kuruluşları,
ğ) Derecelendirme kuruluşları,
h) Değerleme kuruluşları,
ı) Sermaye piyasası araçları bir borsada veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem gören veya işlem görmeleri amacıyla Sermaye Piyasası Kurulunca onaylanmış geçerlilik süresi bulunan izahname veya ihraç belgesi bulunan anonim şirketler, i) Bir borsada veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem görmemekle birlikte halka arz edilmeksizin pay hariç sermaye piyasası aracı ihraç eden (ihraç ettikleri sermaye piyasası araçlarının itfa edildiği hesap döneminin sonuna kadar) veya bu amaçla Sermaye Piyasası Kurulunca onaylanmış geçerlilik süresi bulunan ihraç belgesi olan anonim şirketler.
2) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun düzenleme ve denetimine tabi şirketlerden;
a) Bankalar,
b) Derecelendirme kuruluşları,
c) Finansal holding şirketleri,
ç) Finansal kiralama şirketleri,
d) Faktoring şirketleri,
e) Finansman şirketleri,
f) Varlık yönetim şirketleri,
g) Finansal holding şirketlerinde ve bankalarda 5411 sayılı Kanunda tanımlandığı şekliyle nitelikli paya sahip olan şirketler, ğ) Tasarruf finansman şirketleri.
3) 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile 28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu kapsamında faaliyet göstermekte olan sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri.
4) Borsa İstanbul piyasalarında faaliyet göstermesine izin verilen; yetkili müesseseler, kıymetli madenler aracı kurumlan, kıymetli maden üretimi veya ticaretiyle iştigal eden şirketler.
5) 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanununa göre kurulan lisanslı depo işletmeleri ile 11/8/1982 tarihli ve 2699 sayılı Umumi Mağazalar Kanununa göre kurulan umumi mağazalar.
6) Aşağıdaki hak veya lisanslardan en az birine sahip olan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar:
a) Karasal ortamdan ulusal televizyon yayını yapma hakkı.
b) Uydu televizyon yayın lisansı.
c) Birden fazla ile yönelik olarak kablolu televizyon yayın lisansı.
(II) SAYILI LİSTE
1) Sermayesinin en az %25’i kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, sendikalara, derneklere, vakıflara, kooperatiflere ve bunların üst kuruluşlarına doğrudan veya dolaylı olarak ait olan şirketler.
2) Yurt çapında günlük olarak gazete yayımlayan şirketler.
3) Çağrı merkezi şirketleri hariç olmak üzere, 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu, 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, 9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve 6102 sayılı Kanunun 1525 inci maddesi kapsamında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu düzenleme ve denetimine tabi olan şirketler.
4) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan lisans, sertifika veya yetki belgesi alıp bu Kurum düzenlemelerine tabi olarak faaliyet gösteren ve söz konusu düzenlemeler uyarınca bağımsız denetimden muaf tutulmayan şirketler.
5) (I) sayılı liste kapsamında olanlar hariç olmak üzere;
a) Gayri faal olan veya faaliyetleri geçici olarak durdurulan veya iptal edilmiş olan (gerekli ana sözleşme değişiklikleri ve benzeri prosedür işlemleri henüz gerçekleştirilmemiş olanlar dahil) iştirak ve şirketler hariç olmak üzere, TMSF’nin iştirakleri ile mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu ve 5411 sayılı Kanun kapsamında TMSF tarafından denetimi ve yönetimi devralman şirketler.
b) 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında faaliyet gösteren kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile sermayesinin en az %50’si belediyelere ait olan şirketler.
30 Kasım 2022 tarihli ve 32029 sayılı Resmi Gazete’de 6435 Sayılı karar ile “Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” yayımlanarak bazı maddelerde değişiklik yapılmasına karar verilmiştir.
1.Liman Ve Depolama Tesisi Yatırımlarının Stratejik Yatırım Olarak Desteklenmesi
15/6/2012 tarihli ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın 8 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir,
“(7) Endüstri bölgelerinde gerçekleştirilecek asgari üç milyar Türk Lirası tutarındaki liman ve depolama tesisi yatırımlarının stratejik yatırım olarak desteklenmesine karar verilebilir. Bu yatırımlar için birinci fıkradaki koşullar ve üçüncü fıkradaki Komisyon değerlendirmesi aranmaksızın teşvik belgesi düzenlenir.
Söz konusu değişiklik ile endüstri bölgelerinde gerçekleştirilecek olan asgari 3 milyar TL tutarındaki liman ve depolama tesisi yatırımlarının stratejik yatırım olarak desteklenmesine karar verilebilecektir. Stratejik yatırımlar kapsamında gerekli olan şartlar ve komisyon değerlendirmesi endüstri bölgelerinde aranmaksızın teşvik belgesi düzenlenebilecektir. bu yatırımların stratejik yatırım kabul edilebilmesi için aşağıdaki koşullar ve Komisyon değerlendirmesi aranmayacaktır.
2.Faiz desteği
15/6/2012 tarihli ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın 11. Maddesinin 1. Fıkrasının (f) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
“Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kaynaklı TL cinsinden “Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi” kapsamında; 8 inci maddenin birinci ve altıncı fıkraları ile 17’nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen yatırımlar için beş puanı, üçüncü fıkranın ikinci cümlesinde belirtilen yatırımlar için Bakanlıkça ilan edilecek aracı kurumlar tarafından sağlanan krediler kapsamında 5 inci ve 6 ncı bölgelerde yedi puanı, diğer bölgelerde kendi bölgesinde geçerli olan puanı”
Yatırım Taahhütlü Avans Kredisine ilişkin verilen faiz desteği sonlandırılmıştır.
3.Turizm Merkezlerinde Yapılacak Olan Turizm Konaklamaya Yönelik Yatırımların Desteklenmesi
15/6/2012 tarihli ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın 17. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan (ç) bendinde değişiklik yapılarak 28/07/2021 tarihi itibariyle alınmış belgeler için destek unsurları güncellenmek suretiyle bölgesel destekten yararlanabilecek olup, Turizm merkezleri de fıkra kapsamına alınmıştır.
“Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde, turizm merkezlerinde veya termal turizm konusunda bölgesel desteklerden yararlanabilecek nitelikteki turizm konaklama yatırımları.” ( 28.07.2021 itibarıyla geçerli )
4.Turizm İşletme Belgesi İbraz Edilemeyen Yatırımlara Dair Teşvik Belgelerinin Tamamlama Vizesi
15/6/2012 tarihli ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren “Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın” Yatırım süresi ve tamamlama vizesi başlıklı 24 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Yatırım tamamlama vizesi esnasında turizm İşletme belgesi İbraz edilemeyen, ancak otel işletmesi olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunan yatırımlara ait teşvik belgelerinin tamamlama vizeleri, belgenin genel teşvik sistemine dönüştürülmesi suretiyle yapılabiliyordu.
Bu karar değişikliğiyle yürürlükten kaldırılmıştır.
5.Bina ve İnşaat İşlerinde Kdv İstisnasına Dair Düzenleme
28/05/2022 tarih ve 31849 no’lu resmi gazetede yer alan Kdv Uygulama tebliğinde değişiklik yapılması hakkında yayımlanan 42 no’lu tebliğde;
“Aynı Tebliğin (II/E-7.) bölümünün başlığı “7. İmalat Sanayiine Yönelik Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamındaki İnşaat İşlerine İlişkin 1/5/2022 Tarihinden Önce Yapılan Mal ve Hizmet Alımları” olarak değiştirilmiş, aynı bölümün ilk paragrafında yer alan “3065 sayılı Kanunun geçici 37 nci maddesinde” ibaresi “3065 sayılı Kanunun 7394 sayılı Kanun ile değişmeden önceki geçici 37 nci maddesinde” olarak değiştirilmiş ve aynı bölümden sonra gelmek üzere başlığı ile birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiştir.
“7/A. İmalat Sanayii ile Turizme Yönelik Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamındaki İnşaat İşleri
3065 sayılı Kanunun 7394 sayılı Kanunla değişik geçici 37 nci maddesinde, “İmalat sanayii ile turizme yönelik yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin mal teslimleri ve hizmet ifaları 31/12/2025 tarihine kadar katma değer vergisinden müstesnadır.”
Şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeye paralel olarak 2012/3305 Sayılı Kararın geçici 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
Buna göre, imalat sanayiine yönelik düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında 1/1/2017 ile 31/12/2024 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Bina ve inşaat harcamalarında KDV iadesi, teşvik belgesi üzerinde herhangi bir işlem yapılmaksızın uygulanacağına ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılmıştır.
6.US-97 Kodu 2812 Olan Ve 29 Sektör Kodunda Değerlendirilen “Merkezi Isıtma Radyatörleri Ve Kazanlarının İmalatı, Buhar Kazanı İmalatı” Sektör Tablosundan Çıkarılması
US-97 kodu 2812 olan ve 29 sektör kodunda değerlendirilen “merkezi ısıtma radyatörleri ve kazanlarının imalatı, buhar kazanı imalatı” sektör tablosundan kaldırılmış olup 28 sektör kodu bünyesine alınmıştır.
Buna göre, merkezi ısıtma radyatörleri ve kazanlarının imalatı, buhar kazanı imalatı (merkezi kalorifer kazanları hariç) yatırımları bölgesel desteklerden yararlanabilecek sektörler kapsamından çıkarılmıştır.
543 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Form BA-BS verilmesi zorunluluğuna ilişkin düzenleme yapılarak , bildirim verme yükümlülüğü bulunan; ancak tüm mal veya hizmet alış ve satışları KDV hariç 5.000 TL’lik haddin altında kalan veya elektronik belge olarak düzenlenen belgelerden oluşan mükelleflerin boş Form Ba /Form Bs Bildirim verme zorunluluğu, Ocak/2023 dönemine ilişkin olarak verilecek bildirim formlarına uygulanmak üzere kaldırılmıştır.
“Örnek 2. Form Ba ve Form Bs bildirimi verme yükümlülüğü bulunan C firmasına, 2023/Şubat döneminde D firması tarafından elektronik ortamda düzenlenen 4 adet belge tutarı toplamı KDV hariç 4.000 TL, kâğıt ortamda düzenlenen 3 adet belge tutarı toplamı ise KDV hariç 2.500 TL’dir. Ayrıca, C firmasınca aynı dönemde E firmasına elektronik ortamda düzenlenen 2 adet belge tutarı toplamı KDV hariç 6.000 TL’dir. İlgili ayda C firmasının bildirimlere konu başka bir alım-satımı olmamıştır.
Bu durumda, C firmasının 2023/Şubat dönemi Form Ba bildiriminde, D firmasınca elektronik ortamda ve kâğıt ortamında düzenlenen belgelerin KDV hariç toplam tutarı olan (4.000+2.500) 6.500 TL’nin Tebliğde belirtilen haddi geçtiği göz önünde bulundurulduğunda, sadece kâğıt ortamında düzenlenen 3 adet belge tutarı toplamı olan KDV hariç 2.500 TL’nin bildirime dâhil edilmesi, elektronik ortamda düzenlenen belgelerin ise bildirime dâhil edilmemesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, C firmasının, E firmasına 2023/Şubat döneminde yaptığı satışlara ilişkin düzenlenen belgelerin tamamının elektronik ortamda düzenlenmesi nedeniyle, Form Bs bildirimini vermesine gerek bulunmamaktadır.”
Tebliğde yer alan düzenlemeye istinaden mükellefe düzenlenen faturalarının tamamının elektronik ortamda düzenlenmesi halinde veya bir mükellef tarafından elektronik ortamda ve kâğıt ortamında düzenlenen belgelerin KDV hariç toplam tutarı olan 5.000,00-TL ‘yi geçmemesi halinde Form Ba-Form Bs bildirimi vermelerine gerek bulunmamaktadır.
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun yeniden düzenlenen 34 üncü maddesinde ihdas edilen konaklama vergisi, 4/10/2021 tarihli ve 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 61 inci maddesiyle değiştirilen 7194 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüne göre 1 Ocak 2023 tarihinde yürürlüğe girmektedir. Bu Tebliğ ile konaklama vergisinin uygulanma usul ve esasları belirlenmiştir.
- Verginin Konusu
6802 sayılı Kanunun (bundan sonra Kanun olarak ifade edilecektir) 34 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca konaklama vergisinin konusunu, otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart otel, misafirhane, kamping, dağ evi, yayla evi gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetle birlikte satılmak suretiyle konaklama tesisi bünyesinde sunulan diğer tüm hizmetler (yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ve havuz, spor, termal ve benzeri alanların kullanımı gibi) oluşturur. Geceleme hizmetinin; sağlıklı yaşam tesisleri, eğlence merkezleri gibi tesislerin bünyesinde sunulması, vergilendirmeye etki etmez.
- Konaklama Vergisinin Kapsamına Giren İşlemler
Tebliğ hükümlerine göre yukarıda sayılan hizmetlerin aşağıda yer alan ;
1) 31/5/2019 tarihli ve 1134 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte yer alan;
• Konaklama tesisleri kapsamında düzenlenen oteller, tatil köyleri, butik oteller, özel konaklama tesisleri, moteller, pansiyonlar, apart otellerde,
• Sağlık tesisleri kapsamında düzenlenen sağlıklı yaşam tesisleri ile bünyesinde konaklama tesisi bulunan termal tesislerde,
• Kırsal turizm tesisleri kapsamında düzenlenen çiftlik evi, köy evi, yayla evi, dağ evi, kampingler, konaklama amaçlı mesire yerlerinde,
• Muhtelif başlıklarda düzenlenen tesislerden (turizm kompleksleri, tatil merkezleri, eğlence merkezleri, personel eğitim tesisleri, özel tesisler gibi) geceleme hizmeti de sunan diğer tesislerde,
2) Her ne ad altında ve sürede olursa olsun kamu ya da özel sektörün tasarrufunda olan yerlerde personelin konaklaması için ayrılan (lojman olarak tahsis edilenler hariç) misafirhane, konukevi, dinlenme tesisi, kamp gibi tesislerde,
3) İlgili mevzuata göre işletilen uygulama otellerinde,
4) Yukarıda sayılanlar dışında kalan, turizm işletmesi belgesi ve/veya işyeri açma/işletme belgesi olup olmadığına bakılmaksızın geceleme hizmeti sunan diğer tüm tesislerde,
verilen geceleme hizmetleri ve bu hizmetle birlikte satılmak suretiyle konaklama tesisi bünyesinde sunulan diğer tüm hizmetler vergiye tabidir.
- Konaklama Vergisi Kapsam Dışı Bırakılan İşlemler
- Herhangi bir geceleme hizmeti sunulmayan, mola noktaları gibi tesislerde verilen hizmetler ise vergiye tabi değildir
- 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde tanımlanan sosyal hizmet kuruluşlarınca korunmaya, bakıma ve yardıma ihtiyacı olanlara verilen geceleme hizmetleri verginin konusuna girmez.
- Tebliğin İstisnalar başlığı altında düzenlenen; Öğrenci yurtları, pansiyonları ve kamplarında öğrencilere verilen hizmetler (öğrenci olmayanlara istisna uygulanmayacaktır),
- Tebliğin İstisnalar başlığı altında düzenlenen; Karşılıklı olmak kaydıyla yabancı devletlerin Türkiye’deki diplomatik temsilcilikleri, konsoloslukları ve bunların diplomatik haklara sahip mensupları ile uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlar ve mensuplarına verilen hizmetler (İstisna kapsamında sunulan hizmetler, Konaklama Vergisi Beyannamesinde “Diplomatik İstisna” bölümünde beyan edilecektir).
4.Vergiyi Doğuran Olay
- Kanunun 34 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, konaklama vergisinde vergiyi doğuran olay, verginin konusuna giren hizmetlerin sunulması ile meydana gelir.
- Bedelin bir kısmının veya tamamının hizmetin sunumundan önce veya sonra tahsil edilmesinin veya hiç tahsil edilmemesinin vergiyi doğuran olaya tesiri yoktur.
- Hizmetin sunulmasından önce fatura veya benzeri belgeler düzenlenmesi hallerinde vergiyi doğuran olay gerçekleşmez.
- Hizmetlerin birden fazla vergilendirme dönemine isabet etmesi durumunda , ilgili vergilendirme dönemlerinde verilen hizmetler bakımından, konaklama hizmetinin bitiş (tesisten çıkış) tarihinin hizmet sunumundan önce belli olması durumunda hizmetin son gününün (çıkış günü) rastladığı vergilendirme dönemi, böyle bir belirleme olmaması halinde ise hizmetin sunumunun yapıldığı günlere ilişkin her vergilendirme döneminin son günü itibarıyla vergiyi doğuran olay gerçekleşmiş sayılacaktır.
- Tesisi işletenlerin ve yakınlarının veya işletme personelinin konaklama hizmetlerinden karşılıksız olarak yararlandırılması ya da diğer şahıslara promosyon, eşantiyon, hediye, tanıtım ve benzeri adlar altında bedelsiz olarak konaklama hizmetleri sunulması hallerinde de vergiyi doğuran olay gerçekleşmiş sayılır. Ancak, konaklama tesisi bünyesinde, tesis personelinin yalnızca kendi kullanımı için tahsis edilmiş yerlerde gecelemesi bu kapsamda değerlendirilmez.
5.Verginin Mükellefi
Konaklama Vergisinin mükellefi verginin konusuna giren hizmetleri sunanlardır.
Dolayısıyla konaklama vergisinin mükellefi, konaklama hizmetlerinin sunulduğu tesisi fiilen işletenlerdir. Tesisin mülkiyetinin işletene ait olup olmamasının, tesisin kamu veya özel sektör, gerçek veya tüzel kişiler ya da tüzel kişiliği bulunmayan teşekküller tarafından işletilmesinin mükellefiyete tesiri yoktur.
Konaklama vergisi mükellefiyeti, konaklama tesisinin tamamen veya kısmen işletmeye hazır hale getirilmesiyle birlikte faaliyete başlanılmasından önce tesis ettirilir.
6.Verginin Matrahı
Kanunun 34 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, konaklama vergisinin matrahı, verginin konusuna giren hizmetler karşılığında, KDV hariç, her ne suretle olursa olsun alınan veya bu hizmetler için borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamıdır.
Buna göre, konaklama vergisi matrahına KDV dahil edilmez.
- Bedelin döviz ile hesaplanması halinde döviz, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihte geçerli olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk parasına çevrilir. Merkez Bankasınca Resmî Gazete’de ilan edilmeyen dövizlerin Türk parasına çevrilmesinde vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihteki cari kur esas alınır.
- Konaklama hizmetinin müşteriye acenta tarafından konaklama vergisi dahil satılması ve bu durumun konaklama tesisine ispat ve tevsik edilmesi şartıyla, konaklama vergisi konaklama tesisi tarafından konaklama hizmetine ilişkin acentaya düzenlenecek faturada gösterilir.
- Tesis bünyesi dışındaki hizmetleri de kapsayacak şekilde yapılan ve hizmet sunumları ayrı faturalandırılan veya aynı faturada ayrıca gösterilen satışlarda, konaklama vergisi matrahının, konaklama hizmetine ilişkin emsal bedelden düşük olmamak üzere, konaklama hizmeti ile tesis bünyesi dışında sunulan diğer hizmetlerin bedellerinin objektif bir yöntemle belirlenmesi suretiyle tespit edilmesi gerekir.
7.Konaklama Vergisinde Oran
Kanunun 34 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, konaklama vergisinin oranı % 2’dir.
8.Beyan
Kanunun 34 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, her bir vergilendirme dönemine ait konaklama vergisi, vergilendirme dönemini takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar KDV yönünden bağlı olunan vergi dairesine, KDV mükellefiyeti bulunmayanlarca ise tesisin bulunduğu yer vergi dairesine beyan edilir.
Konaklama vergisi mükellefleri, bir vergilendirme döneminde vergiye tabi işlemleri bulunmasa dahi bu dönemlerle ilgili olarak beyanname vermek zorundadır.
9.Verginin Ödemesi
Konaklama Vergisi Beyanname verme süresi içinde ödenir.
Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin Verilme ve Bu Beyannameler Üzerine Tahakkuk Eden Vergilerin Ödeme Süreleri her ayın 28’ine uzatılmıştır.
Gelir İdaresi Başkanlığının yayınlanan 149 no’lu sirküleri ile Katma Değer Vergisi Beyanname verme ve ödeme süreleri ilgili vergilendirme dönemini takip eden ayın 28 inci günü sonuna kadar uzatılmıştır.
SAYGILARIMLA
Yusuf ÖZER
YMM-Bağımsız Denetçi
Vergi Hukuku ve Uygulamaları Bilim Uzmanı
Vergide gündem vergide gündem vergide gündem vergide gündem vergide gündem vergide gündem vergide gündem vergide gündem vergide gündem vergide gündem vergide gündem vergide gündem vergide gündem vergide gündem vergide gündem vergide gündem








