VERGİDE GÜNDEM
İçindekiler
Toggle1–Konaklama Vergisi Oranı %1’e Düştü
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun “Konaklama Vergisi” başlıklı 34 üncü maddesinin beşinci fıkrasında konaklama vergisi oranı %2 olarak belirlenmiş ve bu oranı bir katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, bu sınırlar içinde farklı oranlar tespit etmeye hususunda cumhurbaşkanına yetki verilmiştir.
1 Mayıs 2026 tarihli ve 33240 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11263 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Konaklama Vergisi oranı, 01/05/2026- 31/12/2026 (bu tarih dâhil) tarihleri arsında %1’e düşürülmüştür.
2- Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin TL’ye Dönüşümünde %3 Destek Uygulamasının Süresi Uzatıldı
26.01.2023 tarihli ve 32085 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı: 2023/5)” kapsamında, firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerini banka aracılığıyla Merkez Bankasına satmaları ve Merkez Bankasınca belirlenecek süre boyunca döviz alımı yapmama taahhüdünde bulunmaları şartıyla döviz dönüşüm desteği sağlanmaktadır.
Tebliğin 4’üncü maddesinde döviz dönüşüm desteği oranı esas itibarıyla %2 olarak belirlenmiş olmakla birlikte, geçici 1’inci madde uyarınca döviz dönüşüm desteği belirli sürelerle %3 olarak uygulanmaktadır.
1 Mayıs 2026 tarihli ve 33240 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ ’de Değişiklik Yapılmasına dair 2026/8 sayılı Tebliğ ile %3 döviz dönüşüm desteğinin süresi 31/7/2026 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatılmıştır.
3- E-Defter Uygulaması Kapsamında Envanter Defterine İlişkin Duyuru
Gelir İdaresi Başkanlığı’nca yapılan 06.05.2026 tarihli duyuruda, 1 Sıra No.lu Elektronik Defter Genel Tebliğinde; kapsamında aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.
- e-Defter uygulaması kapsamında envanter defteri için “Aylık veya Geçici Vergi Dönemleri Bazında Yükleme Tercihi” şeklinde bir yükleme seçeneği bulunmamakta olup, yükleme süreleri, envanter defterini e-Defter olarak tutan tüm mükellefler açısından Tebliğde belirtildiği gibidir.
- e-Defter uygulamasında; yevmiye ve kebir defterinin ve ilgili defter berat dosyalarının oluşturulması ve yüklenmesi işlemi ile envanter defteri ve envanter defteri berat dosyalarının oluşturulması ve yüklenmesi işlemi sistemsel olarak birbirinden bağımsızdır. Envanter defterinin ve beratının yüklenebilmesi için hesap döneminin ilk ayına ait yevmiye ve/veya kebir beratının yüklü olması gerektiği şeklinde bir zorunluluk bulunmamaktadır.
- Envanter defterinin oluşturulması, imzalanması/onaylanması ve e-Defter uygulamasına yüklenmesi işleminde kullanılacak uyumlu yazılım programının, yevmiye ve kebir defterlerinin oluşturulmasında kullanılan uyumlu yazılım programı ile aynı olması gerekmektedir.
- e-Defter uygulamasında yevmiye ve kebir defterlerinin ve berat dosyalarının imzalanabilmesi amacıyla aracılık sorumluluk sözleşmesi imzalanan serbest muhasebeci mali müşavir ya da uyumlu yazılım için verilen muvafakatname, envanter defterinin ve ilgili beratlarının imzalanabilmesi için de geçerli olup, ayrıca envanter defteri için yeni bir muvafakatname verilmesine gerek bulunmamaktadır.
- Envanter defterini, e-Defter olarak tutanların hesap dönemlerinin ilk gününe ilişkin envanter defteri ve envanter defteri berat dosyalarını yükleyebilmeleri için Başkanlığımız sistemleri hazır hale getirilmiş olup, mükelleflerin webservis veya eDefter uygulaması üzerinden yükleme yapabilmeleri mümkün bulunmaktadır.
4- Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazlardan E-Belge Düzenlenmesine Dair Tebliğ Yayımlandı
08/05/2026 tarihli ve 33247 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 593 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yeni nesil ödeme kaydedici cihazlardan (YN ÖKC’lerden) 509 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında düzenlenebilen bazı e-Belgelerin düzenlenebilmesine imkân tanınmış ve buna ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Bu kapsamda;
- Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 509) kapsamında düzenlenebilen e-Belgelerden Başkanlıkça ynokc.gib.gov.tr ve ebelge.gib.gov.tr adreslerinde yayımlanacak kılavuzlarda belirtilenler, YN ÖKC’lerden düzenlenebilecektir.
- YN ÖKC üreticilerinden, YN ÖKC üzerinden e-Belge düzenlenmesine yönelik olarak mükelleflere hizmet vermek isteyenlerin Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 509)’nde yer alan düzenlemeler ve ilgili kılavuzlarda belirtilen açıklamalar kapsamında Başkanlığa başvuru yapmaları ve anılan Tebliğ ve ilgili kılavuzlarda belirtilen teknik yeterliliklere sahip olmaları gerekmektedir. Başkanlık, YN ÖKC’lerden düzenlenecek belge türü, hizmet verilecek mükelleflerin e-Belge kayıtlı kullanıcısı olup olmaması gibi hususları dikkate alarak, söz konusu teknik yeterliliklerde farklı belirlemeler yapmaya yetkilidir.
- YN ÖKC’lerden düzenlenen e-Belgelerin YN ÖKC mali sertifikaları ile elektronik olarak imzalanması iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların imzası yerine geçecektir.
- e-Belge düzenleyebilen YN ÖKC’lere ilişkin teknik incelemeler, Başkanlıkça yayımlanacak kılavuzlar çerçevesinde Başkanlık ve TÜBİTAK tarafından yapılacaktır.
- e-Belge düzenlenmesine izin verilen YN ÖKC’lerin marka ve modelleri ile düzenlenebilecek e-Belgelere ilişkin bilgiler ynokc.gib.gov.tr ve ebelge.gib.gov.tr adreslerinde ilan edilecektir.
- Gelir İdaresei Başkanlığı’ndan YN ÖKC üzerinden e-Belge düzenlettirme hizmetine yönelik izin alan YN ÖKC üreticileri gerek e-Belge uygulamaları kapsamında mükelleflere vermiş oldukları hizmet, gerekse e-Belgelerin oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması ile bunlara ilişkin YN ÖKC ve YN ÖKC TSM sistem ve yazılım gereksinimleri hususlarında Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 509)’ne göre Başkanlıktan izin almış özel entegratörler ile aynı görev ve sorumluluklara sahiptir.
- Gelir İdaresi Başkanlığı, YN ÖKC’ler kullanılarak e-Belge düzenlenebilmesine ilişkin olarak yapılması gereken başvuru, uyulması gereken teknik gereklilikler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları ynokc.gib.gov.tr ve ebelge.gib.gov.tr adreslerinde yayımlanacak teknik kılavuzlar ile belirlemeye yetkili kılınmıştır.
- Bu Tebliğde ve 509 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde özel entegratörler için belirlenen yükümlülükleri yerine getirmeyen YN ÖKC üreticileri hakkında 213 sayılı Kanunun ilgili ceza hükümleri uygulanacaktır.
5- Teknoloji Hamlesi Programı Uygulama Uygulama Usul ve Esasları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ
08.05.2026 tarih ve 33247 sayılı Resmi Gazete’de, “Teknoloji Hamlesi Programı Uygulama Usul ve Esasları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” yayımlandı.
Söz konusu tebliğle; yatırım projesi ve üretime yönelik yatırım süreci tanımlarının güncellenmesi, proje komisyonlarının oluşumu ve görevlerine ilişkin usullerin yeniden düzenlenmesi, başvuru, ön değerlendirme, itiraz, izleme ve tamamlama süreçlerine ilişkin uygulama esaslarının belirlenmesi, tamamlama sürecinde yeminli mali müşavir raporlarının kapasite tespiti ve başarısız tamamlanan projelerin değerlendirilmesinde esas alınabilmesine yönelik düzenlemeler yapılması ile Program kapsamındaki değerlendirme ve karar alma mekanizmalarının revize edilmesine yönelik değişiklikler yapıldı.
Anılan Tebliğe aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/05/20260508-14.htm
6-Yeşil Dönüşüm Programı Uygulama Usul ve Esasları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Yayımlandı.
08.05.2026 tarih ve 33247 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Yeşil Dönüşüm Programı Uygulama Usul ve Esasları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” yayımlandı.
Söz konusu tebliğde;
- Program kapsamında kullanılan tanımlar güncellenmiş ve başvuru, değerlendirme, izleme, revizyon ve tamamlama süreçlerine ilişkin usuller yeniden tanzim edilmiş, Yeşil Dönüşüm Merkezi unvanı yerine “Yeşil Dönüşüm Merkezi Belgesi” uygulamasına geçilmiş, program kapsamındaki projelerin Yatırım Teşvik Belgesi süreçlerine ilişkin hükümler de güncellenmiştir.
- Değerlendirici süreçleri, proje kapsamı, destek unsurları ve nihai durum ölçümüne ilişkin birçok hükümde değişiklik yapılmış; başvuru ve revizyon süreçlerinde uygulanacak süreler yeniden tespit edilmiştir.
- Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla Yeşil Dönüşüm Merkezi unvanı verilmiş tesislerden Yatırım Teşvik Belgesi almış olanlar için Yeşil Dönüşüm Merkezi Belgesi tanzim edileceği, bir ay içerisinde Yatırım Teşvik Belgesi almayan tesislerin mevcut unvanlarının iptal edileceği, Tebliğ değişikliklerinin (Tebliğin geçici 1’inci maddesi hariç olmak üzere) yayım tarihinden önce açılmış çağrılar için uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Anılan Tebliğe aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/05/20260508-14.htm
7- Katma Değer Vergisi Beyannamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Duyuru
Gelir İdaresi Başkanlığı’nca Dijital Vergi Dairesi resmi internet adresi üzerinden yapılan 12.05.2026 tarihli duyuruda;
- Katma Değer Vergisi Beyannamesinde 04/2026 vergilendirme döneminden başlamak üzere, Matrah kulakçığında yer alan “Diğer İşlemler” tablosuna 510 “Kendisine Ait Olmayan Giderlerin Yansıtılması” işlem türü eklendiği,
- Söz konusu tabloda 550 “Diğerleri” işlem türü altında yansıtma işlemlerine ilişkin beyanda bulunulduğu tespit edildiğinden, yansıtma işlemlerinin Beyanname Düzenleme Programında yapılan değişiklik tarihi itibarıyla 510 “Kendisine Ait Olmayan Giderlerin Yansıtılması” işlem türü adı altında beyan edilmesi gerektiği
- Bu kapsamda, Beyannamelerini e-Beyanname sisteminden verecek olan mükelleflerin, Dijital Vergi Dairesi uygulaması üzerinden “Gerekli Programlar” menüsü altında yer alan Beyanname Düzenleme Programını güncellemeleri gerektiği
Açıklamalarına yer verilmiştir.
8- KDV Beyannamesine Yeni Gelir Kayıt Alt Türü Eklenmesine İlişkin Duyuru
Gelir İdaresi Başkanlığı’nca Dijital Vergi Dairesi resmi internet adresi üzerinden yapılan 13.05.2026 tarihli duyuruda;
2026/Nisan vergilendirme döneminden itibaren geçerli olmak üzere; Gelir Ekle Fonksiyonunda; “Diğer İşlemler (KDV Beyannamesi)” satış alt tür seçeneğine 510- “Kendisine Ait Olmayan Giderlerin Yansıtılması” gelir kayıt alt türü eklendiği, söz konusu gelir kayıt alt tür seçeneği ile oluşturulacak gelir kayıt işlemlerinin “KDV Beyannamesinin” “Matrah>>Diğer İşlemler” tablosuna otomatik aktarımı sağlanacağı açıklamasına yer verilmiştir.
9- Gelir Vergisi YMM Tasdik Raporlarının Verilme Süresi Uzatıldı
Gelir İdaresi Başkanlığı’nca yayımlanan YMM/2026-1 Sayılı Sirküler ile 2025 yılı hesap dönemine ait gelir vergisi beyannamesi tasdik raporları ile gelir vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporlarının verilme süresi 30 Haziran 2026 tarihine kadar uzatılmıştır.
10- Mücbir Sebep Hali 30/11/2025 Tarihinde Sona Eren Mükelleflerden e-Defter Uygulamasına Dâhil Olanlara İlişkin Olarak e-Defterlerin Oluşturulma ve İmzalanma Süresi ile e-Defter ve Berat Dosyalarının Yüklenme Süresi Uzatıldı
201 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleriyle; Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya illeri ile Gaziantep ilinin İslahiye ve Nurdağı ilçelerindeki mükelleflerden mücbir sebep hali 30/11/2025 tarihinde sona eren ve elektronik defter uygulamasına dâhil olanlar tarafından 5/6/2026 (bu tarih dâhil) ile 10/8/2026 (bu tarih dâhil) tarihleri arasında oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken elektronik defter ve berat dosyalarının yüklenme süresi 14/8/2026 Cuma günü sonuna kadar uzatılmıştır.
11- 25 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile Yapılan Açıklamalar
24.05.2026 tarih ve 33263 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 25 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile 7524 ve 7566 sayılı Kanunlarla Kurumlar Vergisi Kanunu ve Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan bazı düzenlemelere ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.
- Gayrimenkul Yatırım Fon ve Ortaklıklarında Kar Dağıtım Şartına İlişkin Açıklamalar
7524 sayılı Kanun ile 1/1/2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere, taşınmazlara yatırım yapan fon ve ortaklıkların kurumlar vergisi istisnasından yararlanabilmeleri; sahip oldukları taşınmazlardan elde ettikleri kazançların en az %50’sini, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar ortaklarına dağıtmaları şartına bağlanmıştı. Bu Tebliğ ile söz konusu uygulamaya ilişkin detaylı açıklamalar aşağıdaki gibidir.
- Kar dağıtımına esas taşınmaz kazancının hesaplanması
Kar dağıtımına esas taşınmaz kazancı hesaplanırken; taşınmazlardan elde edilen hasılattan, bu faaliyet nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunan kazanç dikkate alınacaktır. Taşınmazlara ilişkin faaliyetin veya toplamda tüm faaliyetlerin zararla neticelenmesi durumunda, istisna uygulamasında kar dağıtım şartı aranmayacaktır. Öte yandan, taşınmazlara ilişkin faaliyetlerin kârla, diğer faaliyetlerin ise zararla sonuçlanması ve toplam kazancın taşınmazlardan elde edilen kazançtan düşük olması halinde, toplam kazancın yarısının dağıtılması istisna açısından yeterli kabul edilecektir. Örneğin, taşınmaz faaliyetlerinden 1.000.000 TL kazanç, Diğer faaliyetlerden ise 600.000 TL zarar doğduğu durumda, toplam kazancın 400.000 TL olduğu ve bu tutarın yarısı olan 200.000 TL’nin dağıtılmasının istisna uygulaması açısından yeterli olacağı açıklanmaktadır.
- Müşterek genel giderlerin ve amortismanların dağıtımı
Taşınmaz faaliyetleri ile bu kapsama girmeyen faaliyetlerin birlikte yürütülmesi halinde müşterek genel giderlerin, ilgili faaliyetlere ilişkin cari yıl maliyetlerinin birbirine oranı esas alınarak dağıtılması gerekmektedir. Ayrıca, taşınmaz faaliyetleri ile diğer faaliyetlerde müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarına ilişkin amortismanların kullanım gün sayılarına göre dağıtılacaktır. Kullanım süresinin tespit edilememesi halinde, söz konusu amortismanların müşterek genel giderlerle birlikte dağıtıma tabi tutulması gerekmektedir.
- Net dağıtılabilir kar ve kar dağıtım şartı
Faaliyet alanı gereği portföyüne veya aktifine taşınmaz dahil edemeyen ve inşaat projeleri yapamayan fon ve ortaklıklar bakımından kar dağıtım şartının aranmayacaktır. Avans kar payları, kar dağıtımı hesabında dikkate alınacak, karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmayacaktır.
Dağıtılması gereken kazancın tespitinde, Türk Ticaret Kanunu uyarınca ayrılması zorunlu olan kanuni yedek akçeler dikkate alınabilecek ve taşınmaz gelirlerine isabet eden kanuni yedek akçe tutarı düşüldükten sonra kalan kazancın %50’sinin dağıtıma konu edilecektir.
Kar dağıtımına esas alınacak tutarın belirlenmesinde ise sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenen net dağıtılabilir kar esas alınacaktır. Ancak bu tutar Vergi Usul Kanununa göre tutulan kayıtlara göre belirlenen kar tutarını aşamaz.
- İstisna Uygulamalarında Kar ve Zararların Değerlendirilmesi
Bu tebliğle, Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’ne “İstisna uygulamalarında kar ve zararların değerlendirilmesi” başlıklı yeni bir bölüm eklenmiş olup, bu düzenlemeye göre kurumlar vergisi yönünden istisnalar; Belirli bir faaliyete özgülenen istisnalar ve İşlem bazında uygulanan istisnalar olarak iki ayrı şekilde değerlendirilmektedir.
İstisnanın belirli bir faaliyete özgülenmesi durumunda ilgili faaliyetin bir bütün halinde değerlendirilmesi ve kazancın bu bütünlük çerçevesinde tespit edilmesi gerekmektedir. İşlem bazında uygulanan istisnalarda ise kazanç ve istisnanın her bir işlem bazında belirlenmesi gerekmektedir.
- Faaliyet esaslı istisnalar
Faaliyet esaslı istisnalar, bir hesap döneminde aynı istisna konusundaki tüm faaliyetlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda oluşan kazançlara ilişkindir. Örneğin; teknoloji geliştirme bölgesinde yürütülen iki farklı projeden; birinden 2.500.000 TL kazanç, diğerinden ise 1.000.000 TL zarar doğması halinde, istisna kapsamındaki faaliyetler bir bütün olarak değerlendirilecek ve net 1.500.000 TL kazanç istisna kapsamında olacaktır.
Bu kapsama giren istisnaların bazıları;
- Yatırım fon ve ortaklıklarının kazanç istisnası (taşınmazlardan elde edilen kazançlar hariç) (5520 sayılı Kanun madde 5/1-d)
- Yurt dışı şube kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-g)
- Yurt dışı inşaat, onarım, montaj ve teknik hizmetler kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-h)
- Eğitim ve öğretim kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-ı)
- Risturn kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-i)
- Yabancı fon kazançlarının vergilendirilmesinde yönetici şirketlere ilişkin kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/A)
- Sınai mülkiyet hakları satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/B)
- Türk uluslararası gemi siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden sağlanan kazanç istisnası (4490 sayılı Kanun madde 12)
- Serbest bölgelerde elde edilen kazanç istisnası (3218 sayılı Kanun geçici madde 3)
- Teknoloji geliştirme bölgelerinde elde edilen kazanç istisnası (4691 sayılı Kanun geçici madde 2)
- Araştırma altyapılarının Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarda istisna (6550 sayılı Kanun geçici madde 1/a)
- İşlem esaslı istisnalar
İşlem esaslı istisnalar, hesap dönemi içerisindeki her bir işleme bağlı olarak ayrı ayrı doğan kazançlara ilişkindir. Bu kapsama giren istisnaların bazıları aşağıdaki gibidir:
- İştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-a)
- Yurt dışı iştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-b)
- Yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-c)
- Emisyon primi kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-ç)
- Taşınmaz, iştirak hisseleri ve fon satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-e)
- Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine veya TMSF’ye borçlu durumda olanların taşınmaz veya iştirak hisselerinin satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-f)
- Sat-kirala-geri al işlemlerine yönelik kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-j
- Varlık kiralama işlemlerinden elde edilen kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-k)
- Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazanç istisnası (193 sayılı Kanun geçici madde 76)
Örnek (B) A.Ş. aktifinde yer alan iki ayrı taşınmazı bankaya olan borcuna karşılık alacaklı bankaya 2025 hesap döneminde satmıştır. Söz konusu satış işlemlerinin birincisinden 3.500.000 TL kazanç elde etmiş, ikincisinden ise 1.500.000 TL zarar doğmuştur. Buna göre, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında her bir satış işleminden doğan kazanç veya zarar ayrı ayrı dikkate alınacak olup, birinci taşınmaz satışından kaynaklı 3.500.000 TL kazanç kurumlar vergisinden istisna edilecek, ikinci taşınmaz satışından doğan 1.500.000 TL zarar ise beyannamenin kanunen kabul edilmeyen gider satırına yazılacaktır.”
- Nakdi sermaye artışı üzerinden hesaplanan faiz indirimi
Nakdi sermaye artışı üzerinden hesaplanan faiz indiriminden yalnızca yıllık hesap dönemi itibarıyla değil, aynı zamanda dördüncü geçici vergilendirme dönemi itibarıyla da yararlanılabilecektir.
- Asgari kurumlar vergisinden indirilen yatırıma katkı tutarının tespiti
Kurumlar Vergisi Kanununun 32/C maddesine göre hesaplanan asgari kurumlar vergisinden indirilen yatırıma katkı tutarının tespitinde, 2/8/2024 tarihinden önce mevcut yatırım teşvik belgelerinde kayıtlı olan yatırım tutarı dikkate alınmakta, bu tarihten sonra yatırım teşvik belgesinde gerçekleştirilen revizeler sonucundaki artışlar hesaplamaya dahil edilmemektedir. Buna göre, teşvik belgesini 2/8/2024 tarihinden önce alan ve 2/8/2024 tarihinden sonra revize eden mükelleflerin, 32/A maddesine göre alınmayan vergilerini, 2/8/2024 öncesi yatırıma katkı tutarını dikkate almak veya oranlama yapmak suretiyle tespit etmeleri mümkündür.
Örnek: (A) A.Ş.’nin 02/08/2024 tarihinden önce aldığı yatırım teşvik belgesinde kayıtlı yatırım tutarı 10.000.000 TL, yatırıma katkı oranı ise %30’dur. Şirket, 02/08/2024 tarihinden sonra yatırım teşvik belgesini revize ettirmiş ve yatırım tutarını 15.000.000 TL’ye yükseltmiştir. Buna göre şirketin, 02/08/2024 öncesi yatırıma katkı tutarı (10.000.000 x %30) 3.000.000 TL; 02/08/2024 tarihinden sonra eklenen yatırıma katkı tutarı (5.000.000 x %30) 1.500.000 TL; toplam yatırıma katkı tutarı ise (3.000.000 + 1.500.000) 4.500.000 TL’dir. Şirket, 2025 hesap dönemi öncesinde yatırıma katkı tutarının 500.000 TL’sini kullanmıştır.
(A) A.Ş.’nin 2025 hesap dönemine ilişkin ticari bilanço karı 3.000.000 TL, kanunen kabul edilmeyen gideri 500.000 TL’dir. Mükellef kurumun 2025 hesap dönemine ilişkin verdiği kurumlar vergisi beyannamesinde yatırım teşvik belgesi dolayısıyla indirimli kurumlar vergisine tabi matrahı 750.000 TL, indirimli vergi oranı ise %5’tir. Kurum ayrıca, 2.700.000 TL nakdi sermaye faiz indirimini matrahından indirim konusu yapmıştır.
Mükellef kurumun 2025 hesap dönemine ilişkin verdiği kurumlar vergisi beyannamesinde;
– teşvik belgesine göre alınmayan vergi (750.000 x %20) 150.000 TL
– indirimli orana tabi matrah üzerinden hesaplanan vergi (750.000 x %5) 37.500 TL
– genel orana tabi matrah (800.000 – 750.000) 50.000 TL
– genel orana tabi matrah üzerinden hesaplanan vergi (50.000 x %25) 12.500 TL
– hesaplanan kurumlar vergisi (37.500 + 12.500) 50.000 TL
– (indirim öncesi) asgari vergi [(3.000.000 + 500.000) x %10] 350.000 TL
olarak tespit edilmiştir.
Asgari vergiden, 02/08/2024 tarihinden önceki belgede kayıtlı yatırıma göre hesaplanan yatırıma katkı tutarı öncelikle indirilebilecek veya oranlama yapılmak suretiyle tespit edilen tutar indirime konu edilebilecektir.
- 1. yöntem: 150.000 TL’nin tamamının, 2/8/2024 öncesi belgede kayıtlı yatırıma göre hesaplanan yatırıma katkı tutarı olan 3.000.000 TL’den düşülmesi mümkündür. Böylece, kalan [3.000.000 – (500.000 + 150.000)] 2.350.000 TL yatırıma katkı tutarı, ileriki dönem kurumlar vergisi beyannamelerinde asgari vergiden düşülmeye devam edilecek ve 3.000.000 TL’lik yatırıma katkı tutarı kullanıldıktan sonra asgari vergiden yatırıma katkı tutarı düşülemeyecektir. Buna göre şirketin 2025 dönemi asgari vergisi (350.000 – 150.000) 200.000 TL olarak belirlenecektir.
- 2. yöntem: 150.000 TL’nin, 2/8/2024 öncesi ve sonrası belgelerde kayıtlı yatırım tutarına göre belirlenen yatırıma katkı tutarlarına oranlanarak dikkate alınması da mümkündür. Böylece, 2/8/2024 öncesi belgeye göre hesaplanan yatırıma katkı tutarına isabet eden [150.000 x (3.000.000 / 4.500.000)] 100.000 TL, 2/8/2024 sonrası belgeye göre hesaplanan yatırıma katkı tutarına isabet eden [150.000 x (1.500.000 / 4.500.000)] 50.000 TL olacaktır. Buna göre şirketin hesaplanan asgari vergisi (350.000 – 100.000) 250.000 TL olarak belirlenecektir. Öte yandan, kalan [3.000.000 – (500.000 + 100.000)] 2.400.000 TL yatırıma katkı tutarı, ileriki dönem kurumlar vergisi beyannamelerinde asgari vergiden düşülmeye devam edilecektir. Revize sonrası belgeye göre hesaplanan yatırıma katkı tutarına isabet eden 50.000 TL’nin asgari vergiden indirilemeyeceği tabiidir.
Mükellefin 2025 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesinde kullandığı yatırıma katkı tutarı her halükarda 150.000 TL olacaktır.”
12. Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Bildirim Formuna İlişkin Duyuru
Gelir İdaresi Başkanlığı’nca Dijital Vergi Dairesi resmi internet adresi üzerinden yapılan 01.06.2026 tarihli duyuruda;
- Küresel ATV mükellefi olmamakla birlikte kapsama giren çok uluslu işletme gruplarının üyesi olan ve Türkiye’de bulunan bağlı işletmelerin beyan dönemi içerisinde sunmaları gereken “Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisine İlişkin Bildirim Formu” ile eki, Dijital Vergi Dairesinde “Bildirimlerim” menüsü altında uygulamaya açılmış olduğu,
- Nihai Ana İşletme, Ara Ana İşletme ve Kısmen Sahip Olunan Ana İşletme olmayan, Türkiye’de bulunan diğer bağlı işletmelerin “Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisine İlişkin Bildirim Formu” vermekle yükümlü olduğu,
- “Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisine İlişkin Bildirim Formu” vermekle yükümlü olan bağlı işletmelerin “0064 – Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi” mükellefiyeti tesis ettirme ve “Küresel ATV Beyannamesi” verme yükümlülüklerinin bulunduğu
belirtilmiştir.
13. Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Beyannamesi Uygulamaya Açıldı
Gelir İdaresi Başkanlığı’nca Dijital Vergi Dairesi resmi internet adresi üzerinden yapılan 01.06.2026 tarihli duyuruda aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir:
- 7524 sayılı Kanun ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen Beşinci Kısım çerçevesinde, Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi yürürlüğe girmiştir. Nihai ana işletmesinin konsolide finansal tablosundaki yıllık konsolide hasılatı, gelirin raporlandığı hesap döneminden önceki dört hesap döneminin en az ikisinde 750 milyon Avro karşılığı Türk lirası sınırını geçen çok uluslu işletme grupları, yerel ve küresel ATV uygulaması kapsamına girmektedir.
- Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, gelirin dâhil edilmesi esası ve yetersiz vergilendirilmiş ödemeler esasına göre belirlenir. Gelirin dâhil edilmesi esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi, kapsama giren çok uluslu işletme gruplarına bağlı ve diğer ülkelerde yerleşik olan işletmelerin; Türkiye’de yerleşik nihai ana işletmesi, ara ana işletmesi veya kısmen sahip olunan ana işletmesidir. Bu kapsamda bahse konu mükelleflerin ilgili beyannameleri gönderebilmeleri için kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairesi müdürlüklerinde kendi adlarına “0064 – Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi” mükellefiyeti tesis ettirmeleri gerekmektedir.
- Mükellefiyetini tesis ettirmiş olan kullanıcılar, Dijital Vergi Dairesi’ne mevcut kullanıcı kodu ve şifreleri vasıtasıyla giriş yaptıktan sonra, “e-Beyan” modülüne erişim sağlayarak ilgili beyannameyi düzenleyebilir. Bu süreçte, mükellefler ve meslek mensupları, beyannameye ilişkin soru ve sorunlarını GloBE@gelirler.gov.tr elektronik posta adresine iletebilecektir.
14. 7582 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yayımlandı
04.06.2026 tarih ve 33270 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7582 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile; vergi mevzuatında düzenlemeler yapıldı.
Anılan Kanunla yapılan söz konusu vergisel düzenlemeler aşağıdaki gibidir:
- Kamu alacakların tecil süresi ve teminat tutarı
Bu Kanunun 1’inci maddesiyle, 04.06.2026 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, 6183 sayılı Kanunun “Tecil” başlıklı 48 inci maddesinde yapılan değişiklikle tecil süresi 36 aydan 72 aya, teminatsız tecil tutarı ise 50.000TL’den 1.000.000TL’ye çıkarılmıştır.
- Yurt dışı kazançlara sağlanan gelir vergisi istisnası
Bu Kanunun 4’üncü maddesiyle, (1/1/2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere) Gelir Vergisi Kanunu’na mükerrer 20/D maddesi eklenmiştir. Söz konusu yasal düzenlemeye göre; son üç takvim yılında Türkiye’de yerleşik olmayan gerçek kişilerin Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratların 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bu kapsamdaki gerçek kişilerin bu madde kapsamına girmeden önce, Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmez. Yine bu kapsamdaki kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyecek, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir. İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmayacaktır. Bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı memleketlerde ödenen vergiler Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilmesi mümkün değildir. İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi halinde tahakkuk ettirilmeyen vergiler, ziyaa uğramış sayılacaktır.
- Veraset yoluyla mal intikalinde indirimli oran
Bu Kanunun 2’nci maddesiyle, Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 16 ncı maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen yasa maddesiyle; Gelir Vergisi Kanunu’nun bu kanunla eklenen mükerrer 20/D maddesi kapsamında Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratları gelir vergisinden müstesna tutulanlardan, mezkur istisnadan yararlanılan süre içerisinde veraset yoluyla mal intikallerinde uygulanacak veraset ve intikal vergisi oranı (04.06.2026 tarihinden itibaren) %1 olarak belirlenmiştir.
- Teknogirişim şirketi çalışanlarına pay senedi verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerde ücret istisnası
Bu Kanunun 3’üncü maddesiyle, Gelir Vergisi Kanunu’nun 17’nci maddesinde yapılan değişiklik ile teknogirişim şirketi niteliğini haiz işverenlerce hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin, verildiği tarihteki rayiç değerinin o yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarına kadar uygulanan gelir vergisi istisnası, (04.06.2026 tarihinden itibaren) o yıldaki brüt ücret tutarının iki katına çıkarılmıştır. Ayrıca pay senetlerinin elde tutulma sürelerine bağlı olarak zamanında alınmayan vergilerin tahsiline ilişkin süreler yeniden belirlenmiştir.
- Nitelikli Hizmet Merkezi
Bu Kanunun 6’ncı maddesiyle, 4875 sayılı Kanuna eklenen düzenlemede; “nitelikli hizmet merkezi” tanımlanmış; en az üç ülkede faaliyet gösteren ve gelirinin en az %80’ini yurt dışından elde eden şirketlerin bu kapsamda değerlendirilmesi düzenlenmiştir.
- Nitelikli Hizmet Merkezi personeline ücret istisnası
Bu Kanunun 5’inci maddesiyle, Gelir Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesine eklenen 20. bent ile (04.06.2026 tarihinden itibaren uygulanmak üzere) nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilmektedir. Bu tutar, Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri bakımından brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanacaktır. Ayrıca, söz konusu yasal düzenlemede, Cumhurbaşkanına bu bentte yer alan “üç ve beş katlarını” birlikte veya ayrı ayrı bir kata kadar belirlemeye, iki katına kadar artırmaya yetki verilmiştir.
- Yurt dışı kazançlarda kurumlar vergisi indirimi
Bu Kanunun 7’nci maddesiyle, 520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yapılan değişiklikle; Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışınyada gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların %95’inin kurumlar vergisi matrahından indirilebilmesine imkan tanınmıştır. Söz konusu oran; 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan ve yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren kurumlar ile 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu kapsamında katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyet gösteren kurumlar bakımından %100 olarak uygulanacaktır. Ayrıca Cumhurbaşkanına, söz konusu indirim oranlarını belirli sınırlar dahilinde değiştirme yetkisi verilmiştir.
- Nitelikli Hizmet Merkezlerinin yurt dışı kazançlarında kurumlar vergisi indirimi
Bu Kanunun 7’nci maddesiyle, 520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına (j) bendi eklenmiştir. Kanun maddesine eklenen söz konusu bent uyarınca; 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezlerinin, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir. Bu indirim oranı; 4737 sayılı Kanun kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile 7412 sayılı Kanun hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar bakımından %100 olarak uygulanacaktır. Bu indirim; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi itibarıyla uygulanacaktır. Cumhurbaşkanı, burada yer alan oranları %50’ye kadar indirmeye, %100’e kadar artırmaya yetkilidir.
- Üretim faaliyeti ve zirai faaliyet kazançlarında kurumlar vergisi oranı %12,5
Bu Kanunun 8’inci maddesiyle, Kurumlar Vergisi Kanununun 32. maddesinin 8. fıkrası değiştirilmiştir. (2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanmak üzere 04.06.2026 tarihinde yürürlüğe giren) Söz konusu değişiklikle; sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi oranının %12,5 olarak uygulanacaktır. Ayrıca, bu kapsamda indirimli kurumlar vergisi oranından yararlanan kazançlar için, 5520 sayılı Kanunun 32’nci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında ayrıca indirim uygulanamayacaktır.
- Asgari kurumlar vergisi matrahından indirim
Bu Kanunun 9’uncu maddesiyle, Kurumlar Vergisi Kanununun başlıklı 32/C maddesinde yapılan değişiklikle; transit ticaret, nitelikli hizmet merkezi ve İstanbul Finans Merkezi kapsamında sağlanan kazanç indirimlerinin asgari kurumlar vergisi matrahından indirilebilmesine imkan sağlanmıştır.
Söz konusu değişiklik; 1/7/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
- Varlık Barışı Düzenlemesi
- Bu Kanunun 10’uncu maddesiyle, Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 19’uncu madde ile yeni bir “Varlık Barışı” düzenlemesi yapılmıştır.
- Bu düzenleme ile gerçek ve tüzel kişiler; yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirmelerine imkan tanınmaktadır. Bu düzenlemeden yararlanabilmek için, yurt dışı varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içerisinde Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılan hesaplara transfer edilmesi ya da fiziki olarak Türkiye’ye getirilen varlıkların bu hesaplara yatırılması gerekmektedir. Fiziki olarak yurda getirilen varlıkların ise Gümrük İdaresine yapılacak beyan ile tevsik edilmesi gerekmektedir.
- Ayrıca bu düzenlemeyle; gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine de Türkiye’de bulunmakla birlikte kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirerek kayıt altına alma olanağı sağlanmıştır. Bu düzenlemeden yararlanabilmek için yurt içindeki bu varlıkların da bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılması suretiyle tevsiki zorunludur.
- Anılan yasal düzenleme kapsamında bildirim konusu edilen varlıkların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler tarafından kanuni defterlere kaydedilmesi gerekmektedir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler bakımından, bildirilen kıymetler için pasifte özel fon hesabı açılması öngörülmüş; bu fon hesabının bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyeceği, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca söz konusu varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacak ve iki yıllık sürenin sonunda vergiye tabi kazanç ile dağıtılabilir kazancın tespitine dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecektir.
- Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kişiler de, yurt dışı varlıklarını iki ay içinde Türkiye’ye getirmeleri veya yurt içi varlıklarını banka ya da aracı kurumlara yatırmaları şartıyla, özel fon hesabı gibi şartlar aranmaksızın düzenlemeden yararlanabilecektir.
- Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edip ve aynı sürede ödeyecektir. Bununla birlikte, bildirilen varlıkların vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında belirli sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi halinde daha düşük oranlı vergileme uygulanabilecektir. Bu durumda; varlıkların en az beş yıl tutulacağının taahhüt edilmesi halinde vergi oranı %0, dört yıl için %1, üç yıl için %2, iki yıl için %3 ve bir yıl için %4 olarak uygulanacaktır. Ayrıca 1/1/2027 tarihinden itibaren yapılacak bildirimlerde söz konusu oranlara yarım puan artırım uygulanacaktır. Bu kapsamda verilecek taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacaktır.
- Madde kapsamında bildirilen varlıklara ilişkin olarak, bu yasal düzenlemede öngörülen şartların yerine getirilmesi koşuluyla, bildirimde bulunan hakkında hiçbir şekilde vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.
- Ancak, diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Bulunan matrah farkının, bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır.
- Öte yandan, bildirilen varlıkların süresinde Türkiye’ye getirilmemesi, banka veya aracı kurum hesaplarına yatırılmaması, tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmemesi veya verilen taahhütlere uyulmaması durumlarında yukarıda belirtilen inceleme ve tarhiyat korumasından faydalanılması mümkün değildir.
- Ayrıca bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin düzeltme yapılamayacaktır.
- İstanbul Finans Merkezi katılımcıları personeline gelir vergisi istisnası
Bu Kanunun 12’nci maddesiyle, 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nun 6’ncı maddesinde yapılan değişiklik ile İstanbul Finans Merkezindeki finansal kurumlara sağlanan, yurt dışı tecrübesi olan personelin çalıştırılması halinde uygulanan gelir vergisi istisnası, tüm katılımcıları kapsayacak şekilde genişletilmiş, ayrıca, nitelikli hizmet merkezlerinin bu istisnadan yararlanan personeline, Gelir Vergisi Kanununun 23/1-20 maddesinde yer alan ücret istisnasının ayrıca uygulanmayacağı hükmü eklenmiştir.
- İstanbul Finans Merkezi Teşvik Süresinin Uzatılması
Bu Kanunun 13’üncü maddesiyle, 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nun geçici 1’inci maddesinde yapılan değişiklik ile İstanbul Finans Merkezinde finansal hizmet ihracatı niteliğindeki faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına tanınan vergi avantajının süresi 2031 yılından 2047 yılına uzatılmış; harç muafiyeti süresi 5 yıldan 20 yıla çıkarılmış bulunmaktadır.
15. Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Bilgilerinin Değişimine İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam Anlaşması Cumhurbaşkanı’nca Onaylandı
Türkiye Cumhuriyeti adına 20 Nisan 2026 tarihinde Ankara’da imzalanan “Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Bilgilerinin Değişimine İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam Anlaşması”nın onaylanmasına dair 11396 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 06.06.2026 tarih ve 33272 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış bulunmaktadır. Söz konusu Anlaşmayla;
- Anlaşmaya taraf ülkelerin yetkili makamları arasında, Küresel ATV Bilgi Beyannamelerinde yer alan bilgilerin otomatik olarak değişimine ilişkin usul ve esaslar belirlenmektedir.
- Bilgi değişimi, OECD tarafından kabul edilen “Bilgi Paylaşımı Yaklaşımı” çerçevesinde gerçekleştirilecektir.
- Küresel ATV Bilgi Beyannamesinin Genel Bölümü ile Ülkesel Bazlı Bölümlerinin, ilgili ülkelere belirli kurallar çerçevesinde iletilmesi amaçlanmaktadır.
- GloBE Kurallarının, Nihai Ana İşletme veya Beyanname Vermek İçin Belirlenen İşletme tarafından GIR’nin ilgili ülkede süresinde sunulması halinde, bağlı işletmeleri yerel bildirim yükümlülüğünden muaf tuttuğu ifade edilmektedir.
- Yetkili makamlar arasında aktif bilgi değişimi ilişkilerinin kurulmasına, bilgi değişiminin zamanına ve yöntemine, düzeltme süreçlerine, gizlilik ve veri koruma yükümlülüklerine ilişkin hükümler getirilmiştir.
- Yetkili makamlar arasında bilgi değişimi, ilgili şifreleme ve dosya hazırlama standartlarına uygun olarak OECD Ortak İletim Sistemi üzerinden gerçekleşecektir.
- Türkiye Cumhuriyeti Yetkili Makamı, 20 Nisan 2026 tarihinden itibaren Anlaşmanın imzacı taraflarından biri olarak kabul edilecek; anlaşma, Türkiye Cumhuriyeti Yetkili Makamı ile diğer taraf ülkelerin yetkili makamları arasında ilgili hükümler çerçevesinde yürürlüğe girecektir.
Türkiye Cumhuriyeti, Sözleşme ve Protokol hükümlerini yalnızca diplomatik ilişkisi bulunan taraf devletlere yönelik uygulayacağını da beyan etmiş bulunmaktadır.
11396 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Anlaşma metnine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/06/20260606-1.pdf
16. Küresel ATV Beyannamesi ve Küresel ATV Bilgi Beyannamesi Düzenleme Kılavuzu Kullanıma Açıldı.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından “Küresel ATV Beyannamesi – Küresel ATV Bilgi Beyannamesi Düzenleme Kılavuzu – V1” hazırlanmış olup, “e-Beyan” sisteminin “Yardım” menüsü altında kullanıma açılmıştır.
17. Cumhurbaşkanınca Teminatsız Tecil Tutarı 10 Milyon TL’ye Yükseltildi
Önceki başlıklarda açıklandığı üzere, 04.06.2026 tarihinde yürürlüğe giren, 7582 sayılı Kanunun 1. maddesiyle 6183 sayılı Kanunun 48. maddesinde yapılan değişiklikle; tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmış ve teminatsız tecil tutarı 50.000 TL’den 1.000.000 TL’ye yükseltilmiştir.
6183 sayılı Kanunun 48/2 maddesinde de Cumhurbaşkanı, teminatsız tecil tutarını on katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri itibarıyla farklı tutarlar belirlemeye yetkili kılınmıştır.
Cumhurbaşkanınca, bu yetkiye dayanılarak çıkarılan ve 13.06.2026 tarihli ve 33279 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 11414 sayılı Karar ile 6183 sayılı Yasanın 48. maddesinde 1.000.000 TL olarak belirlenen teminat aranmaksızın tecil edilebilecek amme alacağı tutarı 10 milyon TL’ye yükseltilmiştir.
Bu durumda, (13.06.2026 tarihinden itibaren) amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamının 10.000.000 TL’yi (bu tutar dahil) aşmaması halinde teminat istenmeyecektir. 10.000.000 TL’yi aşan amme alacaklarının tecilinde gösterilmesi zorunlu teminat tutarı ise, amme alacağının bu tutarı aşan kısmının yarısı kadardır.
SAYGILARIMLA
Yusuf ÖZER
YMM-Bağımsız Denetçi
Vergi Hukuku ve Uygulamaları Bilim Uzmanı











